Kitabı o kadar akıcı bir şekilde okudum ki ne zaman sonuna yaklaştığımı fark etmedim. 1800’lü dönemin tekdüze hayatı ve fazla yapılacak şeyin olmamasına karşın Jane Austen yine çok iyi bir çıkartarak konuyu akıcı ve yalın bir biçimde ele almış. Bunu yaparken ise dönemdeki kadınların yerini, davranışlarını ve sosyal yaşantısını gizli gizli iğnelemeyi ihmal etmemiş ki bu yazarın kitaplarında okumaktan keyif aldığım yegane şeylerdendir.
Kitap ana karakter olan Catherine’nin 17 yaşında Bath’e gitmesiyle ve bu yerde kendi hikayesi için bir kahraman arama isteğiyle başlıyor. Tabii sonrasında anlaşılacağı gibi karşısına Henry çıkıyor ve istediği gibi bir kahramana kavuşmuş oluyor. Ve daha sonrasında olaylar gelişmeye başlıyor.
Kitabı okurken hikaye üzerinde takıldığım pek fazla yer olmadı fakat sürekli Catherine’i karşıma alıp “Tamam anladım konular üzerinde aptalca düşüncelere kapılıyorsun da bu fikirleri neden etrafındakilere belli edip kendini rezil etme ihtiyacı duyuyorsun anlamıyorum” diye uyarmak istedim. Ama bu kısımlar hariç kitabı çok beğendim.