'Kurdun gözleri kısık olur. Ne gün ışığıyla ısınıp parlar, ne de etrafında dolaşıp duran sürünün saygılı bakışlarıyla yumuşar. Hep tetiktedir. Hep bir şeyleri bekler. Tehlikeyi sezdiği an, karar verip harekete geçtiği andır.
O gün gökyüzü, ufuklar ve Marmara, hep birden Mustafa Kemal'in kıstığı gözleri gibi mavice bir pusla örtülüydü...'