'Eline, beline, diline sahip ol.' demekle yok ehli olunmuyordu. Sözü söylemek kolaydı, fakat esas olan onu yerine getirmekti. Taklit ile tok olan hakikate açtı.
Bir aşığı seyretmek, gökteki yıldızları, yıldızlar arasından bakan ayı, suya düşen mehtabı seyretmekten daha yüceydi. Aşk geldi mi aşık geri çekilir, mümkünler meydanı aşka kalırdı.
Aklın abdesti ilimledir. İyiyi ve kötüyü seçen akıldır. Akıl temizlenmemişse kötü iyi gözükür, iyi de kötü. Evvela ilimle aklı temizliyeceğiz!... Aklını ilimle temizleyeni nereden anlayacağız peki? O kişinin ahlâkı güzel olur, delili budur. Güzel ahlâk sahibi hiç kadını erkekten, o dini bu dinden, o milleti bu milletten ayrı görür mü? Görmez! Görüyorsa ne ilmi vardır ne de ahlâkı!
Bismişah Allah Allah! Sabahlar hayrola, hayırlar fethola, şerler def ola, münkir münafık berbad ola! Ya Allah Ya Muhammed Ya Ali! Görünmeyen kazalardan, belalardan saklayasın, zalimin zulmüne uğratmayasın! Yol Fatıma Ana yoludur, bu yoldan bizi ayırmayasın! Kırkların yüzü suyu hürmetine; Gerçeğe Hú, mümine Ya Ali!