VAVEYLA

Eğer idrak edebilirsek Yaradan’ın belirlediği kaderin içinde, karşımıza daima alternatif kapılar çıkardığını, kapıları bilinçli seçmemiz halinde hayatımızın güzelleşeceğini görececeğiz.
Pozitif anlayış, insanın varoluşunu anlamsız kıldığı, din ise insanın çabalarını Tanrı’nın işine karışmak şeklinde algıladığı için, hakikati arama merakı olmayan bir yığın insan kendisinde saklanmış hazinelerin farkına bile varmadan göçüp gidiyor.
Çoğumuz, sadece bize verilmiş olan ve dünya yüzeyinde bir eşi daha bulunmayan tohumcuklar, yetenekler ve istidatlarla dünyaya gönderiliyoruz. Ama ne yazık ki yine çoğumuz, önyargılarımız, inançlarımız veya inançsızlıklarımız nedeniyle, o çekirdekleri bir daha hiç kullanılamayacak şekilde kendimizle birlikte çürütüyoruz.
Hani, insan bazen “Bugün canım sıkılıyor” diye yakınır. Veya “bu benim nefsime ağır geldi” yahut “benim kişiliğim bu hakareti kaldırmaz” der. Dikkat ederseniz algılayabilirsiniz ki, içimizde bizden ayrı biri vardır. Ve o biri, bizi biz yapan can, beden, kişilik, nefs gibi unsurları kendisine ait kılandır. Y ani o, ruhtur...
İnsanın, bütününü göremediği bir tablonun herhangi bir yerine kondurduğu bir noktanın doğru yerde olduğunu iddia edebilmesi mümkün mü?