Bu kitap ile ilgili çelişkiler ile doluyum. Bir avcı, bir başmelek, vampirler, düşmanlar, savaşlar... Nefes kesici bir hikaye yazılabilecek bir olay örgüsü varken çok yüzeysel yazılmış. Çoğu zaman dönüp bunu kim söyledi, bu olay ne ara oldu, bu ne zaman oraya geldi falan diye tekrar tekrar okumak zorunda kaldım. Ve cevap bulamadığım anlar oldu. Boşlukları kafamda kendim doldurmak zorunda kaldım.
Bu kitap ile başlayan seri daha önce okumuş olduğum vampir avcısı serisi Anita Blake'ten dolayı ilgimi çekti. Anita'da sevmediğim okumak istemediğim kısımlar olsa da zaman zaman atlayarak okusam da genel olarak nefes kesici, tek oturuşluk, gece uykularından olmalık bir kalemdi. Öyle bir hevesle bu seriye başlamıştım ki hevesim kursağımda kaldı biraz. Belki yazarın kalemi, belki tercümanlık hatası bilemiyorum ama tam zevk veremedi maalesef. Oto Çeviri kitaplar okuduysanız bilirsiniz bazı çeviriler yeterli olmaz. Kitap eksik kalır. Siz tamamlarsınız ya da ne olursa olsun okuyacağım ya dersiniz. Hah işte öyle bir çeviri :(.
Yine de belki yazar acemiliği diyerek (ki yazar bu seriye 15+ kitap yazmış, acemilik geçer herhalde) serinin ikinci kitabına geçtim, şimdilik iyi gidiyor.