Bir insan doğarken içinde iyilik ve kötülükle mi doğar,yaşadıkça bu duygularla mı çoğalır ya da eksilir. Hangisi olacağına nasıl karar verir gerçekten iyilikte kötülükte içimizde midir? Yaptığımız hataları,işlediğimiz günahları başka iyilikler yaparak telafi edebilir miyiz? Durmadan bu soruları soruyorum..Kitabın bende bıraktığı bir sürü soruyla kalakaldım..Din adı altında yapılan savaşlar yaşatılan acılar,insanların bitmek tükenmeyen hırslarını dine dayatmalarının anlamsızlığı..Belki de gerçek kitapta babanın da söylediği gibi tek önemli günahın hırsızlık olduğu,yalan söylendiğinde bir insanın gerçeğe ulaşma hakkını çalmaktır.Belki de yeniden iyi bir insan olmanın yolu vardır. Çok güzeldi...
Demokrasi =Çoğunluk diktatörlüğü.Soru sormayan düşünmeyen koşulsuz şartsız boyun eğen adına kandırıldık denilen sonunun başka türlü bitmesi mümkün olmayan uyarı niteliğinde çok güzel bir kitap.
İyilik demek kimseye kötülüğü dokunmamak değil,kötülük yapacak cevheri içinde taşımamak demektir.249.sayfa Sabahattin Ali’yle geç tanıştım insan ruhunu düşüncelerini söze dökmekteki ustalığına saygı duymamak mümkün değil..
İyilikte kötülükte içimizde bizimle beraber doğdu bizimle beraber yok olacak.Önemli olan yaşarken neyi seçtiğin hem de cennet ödülü ya da cehennem cezası olmadan.. En büyük sır bu işte güzel bir kitap..