Bir sabah uyandığında yatağında kocaman bir böceğe dönüşmüş olan Gregor Samsa'nın, başta ailesi tarafından olmak üzere toplum tarafından nasıl dışlandığını anlatan bir metafor örneği. Bu duygusal böcek (Gregor Samsa) yatağında böceğe dönüşmüş haliyle bile işe gidemeyişinin telaşındadır. Gregor Samsa'yı sevdiren özelliği de budur, o haline rağmen sorumluluklarından ve ailesinden başka bir şey düşünmemektedir. Gregor Samsa duygularını ve düşüncelerini çevresine aktaramadığı için insan olduğu unutuluyor, işte burada yalnızlık hissi okuyucuya geçiyor kabuktan bir bedene hapsolmuş düşünceler insanı oldukça etkiliyor.
Kitabın insani duyguları canlandıran bir etkisi var. Oldukça akıcı ilerliyor, tiyatro metni şeklinde kaleme alınmış olmasının da akıcılığına katkısı olduğuna inanıyorum. Konusuna gelecek olursak, merhametin ağızların iğrenç sakızı olduğunu iddia eden bir hakimin suçsuz bir genci astırdıktan sonra dünyaya merhameti yayma çabasını anlatmaktadır.
Bir Harry Potter hayranı olarak, bu kitap beni biraz hayal kırıklığına uğrattı diyebilirim. Kitapta karakterler hiç aşina olduğumuz gibi değiller. Yine de her şeye rağmen yıllar sonra Harry Potter dünyasına dalmak mutluluk verici.
19 yaşında bir taksi şoförü olan Ed Kennedy oldukça sıradan bir yaşam sürmektedir. Ta ki bir banka soygununu engelleyene kadar. O günden sonra hayatı değişecektir.Bu değişimle siz de kendinizi oldukça sürükleyici olayların içinde bulacaksınız.