DECALL’IN PİYONLARI
“Tut elimi.”
“Nereye gidiyoruz.”
“Hadi durma koş koş koş…”
“Dur yavaş ol yoruldum.”
“Kimseler gelmeden gitmeliyiz.”
“Ay bunlarda ne?”
“Yiyecek kızım hadi yumul.”
“Ya bizi bulurlar.”
“Hadi koy cebine birazda yanımıza alalım.”
“Gelenler var.”
“Kaç kaç kaç…”
Sonra birbirimiz kaybettik. Bir daha izine rastlayamadım. Nerede olduğu hakkında hiç fikrim olmadı. Aradan bunca zaman geçmesine rağmen Murat’ı merak etmiyor değilim.
“Onu seviyor muydun?”
“Çocuktuk o zamanlar onun kaybolması ve gittikçe büyümem ona olan sevgimin aşk olduğunu fark ettim. Bir daha da kimseyi sevemedim.”
“Sokaklar zordu dimi?”
“Zordu ve ne olacağımız hiç belli değildi. Birilerimiz hep birilerin piyonları oluyorduk.”
“Peki sen?”
“Ben mi? Bende devletin piyonuyum işte.”
SONRA…
“Seni seviyorum Eftelya. Bir kere olsun yüzünü görebilir miyim?”
“Hayır. Sende sakın bana fotonu gönderme.”
“Peki neden?”
“Böyle iyi Tilki sana kısa bir veda etmem gerekiyor.”
“Nereye gidiyorsun.”
“Az işlerim var döneceğim bekle beni.”