Anlatacaktım ölümlerini bir sonbahar eşliğinde
Bir kış güneşliğinde
Fakat baktım bu ölüm değil diriliştir
Tabiatı aşan bir bildiriştir
Ne güz ne sarı renk bu göçü anlatır
Bu kan rengi bu kıpkızıl öçü anlatır
Görünüşte kırmızı gerçekte yeşil
Görünüşte öç hakikatte değil
Faninin sonsuzla barışması
Affın mağfiretle yarışması
Yaprağın düşüşü değil bu toprağa
Bir yıldırım çarpışıdır dağa
Sonbahar değil ilkbahardır
Ölümden sonra ölümsüz hayat vardır
Bulutlar açılır güneş çıkar
Yağmur taneleri inci tanelerine dönüşür
Deniz çalkanır saçar ortaya hazinesini
Anladım onlar ölmediler
Ölüm adına
Ölüm maskesini takınarak
Dönüştüler bir ışığa
Ben sana hep üşüyordum
Çünkü kıştım...
Nakıştım...
Bakıştım...
İnkar etmiyorum da bunu
Seni sevmek gibi büyük
işlere kalkıştım
Ve lütfen inkar etme,
Sana en çok ben yakıştım.
Biliyorsun hep korktuğun şeyler geldi başına
Biliyorsun yine hep korktukların çıkıp gelecek
Peki hiç sordun mu kendi kendine neden her gece
Geçmişi temize çekmek için bu çaba ve neden hâlâ
Bunca umutla beklenen bir korkudur gelecek?