ayse

ayse
306 okur puanı
Eylül 2018 tarihinde katıldı
Puan vermedi·256 syf.··
2025 43. kitabı
Kitabın genel olarak vermek istediği genelleme şudur; 1) tarihteki bütün insan toplumları gibi Osmanlı toplumu da akışkan ve dinamikti. Dış görünüşte değişim yokmuş gibi görünmekte, çoğu tarihçi de bu hataya düşmektedir; fakat içeriye dikkatli bakıldığında değişimlerin tüm dönemlerde olduğu bir gerçektir. 2) sosyo-politik değişmelerin neden 17. Yy’da yaşandığı sorusunun sorulması önemlidir. Amerikan gümüşünün ülkeye girmesiyle fiyatlar artmış olması ve miri arazilerin mülk arazilere dönüşümü bunun sebebidir. 3) Erken modern dönemde Osmanlı Devleti’nin doğası meselesine en iyi nasıl yaklaşılmalıdır? Osmanlı’da bir erken modern devlet oluşumu söz konusudur ve Osmanlı, zamanla hem toplumdan hem de ekonomiden ayrışarak hızla modern türde bir özerkliğe doğru gitmiştir.
Modern Devletin DoğasıRifa'at Ali Abou-El-Haj · İmge Kitabevi Yayınları · 201859 okunma
Puan vermedi·210 syf.··
2025 47. kitabı
Yazar bu kitapta kitle hareketlerinden ve bu kitle hareketlerinin ister dini hareketler ister sosyal devrimler veya milliyetçi hareketler olsun hepsinin ortak özellikler içerdiğinden bahsetmekte ve bu hareketlerin aynı aile yapısına sahip olup bunların temel niteliklerde ortaklaştıklarını iddia etmektedir. Bütün kitle hareketleri, taraftarlarının ölümü göze alma duygusuyla birlikte eyleme geçme yatkınlıkları doğurduğunu, bütün kitle hareketlerinin fanatizmi, coşkuyu, umudu, nefreti ve hoşgörüsüzlüğü körüklediğini ve taraftarlarının körü körüne bir inanca sahip olduğunu belirtir. Yazar, temel olarak bu kitle hareketine katılan kişilerin karakterleri ile ilgilenmekte ve bu kişilerin genellikle hüsrana uğramış, umudunu kaybetmiş kişilerden oluştuğunu ileri sürmektedir. Dolayısıyla kitapta, bu kişilerin olaylara nasıl tepki verdiği ile ilgilenerek, olası bir kitle hareketinde bu kişileri bir arada tutan faktörleri ele almıştır.
Kesin İnançlılarEric Hoffer · Olvido Kitap · 20193,718 okunma
Puan vermedi·385 syf.··
2025 48. kitabı
Küçük bir devletken Avrupa kıtasına, Avrupa'nın bütün imkanlarına rağmen 'mucizevi' bir hızla genişlemeye başlamışlar (329 yıllık süreç) ve gerileme döneminde bile Sanayi devrimini, rönesansı, reformu gerçekleştiren güçlü bir Avrupa karşısında yine 'mucizevi' bir şekilde direnmişlerdir. (Yaklaşık 239 yıllık süreç) Peki bunu nasıl başardılar? Sanayi Devrimini gerçekleştiremediği halde nasıl merkantilist bir ekonomi karşısında yıllarca ayakta kaldılar? Çoğu kitapta okuduğumuz gibi gerçekten sadece yükselme döneminde mi başarılıydılar? Devlet gerçekten dış ticaretten anlamıyor muydu, batıyı yakından takip edememesi doğru mu, sanayiye karşı ilgisiz bir tavır mı sergilediler? Neden kapitülasyonlara devletin en güçlü dönenlerinde bile izin verdiler? Evet Osmanlı Devleti'nden ve onun bitmeyen problematiklerinden bahsediyor yazar ve bu soruları olabildiğince çoğaltarak her sorusuna bir karşılık bulmayı ümit ettiği Osmanlı okyanusunun derinliklerine dalıyor ve boğulmadan çıkabiliyor. (40 yılda) Çalışmasındaki sorduğu bütün soruları ben de aynı merakla sordum ve cevabını titizlikle aradım ve sonuç itibariyle Osmanlıların kendilerine neden 'devlet-i aliyye-i ebed-müddet' (sonsuza kadar yaşayacak devlet) demekle ne kadar haklı olduklarını görmüş oldum. Muhakkak okunmalı.
Osmanlı İmparatorluğunda Devlet ve EkonomiMehmet Genç (tarihçi) · Ötüken Neşriyat · 2018102 okunma
Puan vermedi·312 syf.··
2025 49. kitabı
Korkut Tuna kitabında şehirlerin doğuşu, yayılışı ve ilerleyen süreçte modern şehirlerin yeni biçimleri, sorunları üzerinde durmuştur. Onun için şehir, bir toplumu anlama biçimidir. Şehir
Toplum Açıklama Girişimi Olarak Şehir TeorileriKorkut Tuna · İz Yayıncılık · 201312 okunma
Puan vermedi·150 syf.··
2025 50. kitabı
Protestan ahlakı Weber’in temel fikirlerinden birisidir. Onun araştırmalarındaki temalarından biri modern çağın ruhu arayışıdır. Modern toplumu karakterize eden şey, rasyonel, mantıklı düşünme ve
Protestan Ahlakı ve Kapitalizmin RuhuMax Weber · Alter Yayıncılık · 20091,557 okunma