açlığa, susuzluğa, ölüme, ölümden beter acılara, fırınlara, gaz odalarına, toplu infazlara, insanın etini koparmak için fırsat kollayan köpeklere, soğuğa, sıcağa, sıcağa ve boğaza dolan toza, susuz kalmış ağızda beton gibi sertleşen dile, kafatasının içinde kuruyup büzüşen beyne, çalışmaya, yine çalışma-ya, bite, pireye, uyuza, ishale, yine susuzluğa, bütün bunlara ve daha aklıma gelmeyen şeylere rağmen yine de sıkıntıya, yine de gelmeyecek olanı ya da gelmesi gecikeni beklemeye yer varmış.