Doğukan Şen

Doğukan Şen
Samsun
15 Ocak 1999
184 okur puanı
Haziran 2022 tarihinde katıldı
10/10
·100 syf.··
2023 37. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 10 Mayıs 2023 00:25
Tolstoydan okuduğum ilk eser asla ve asla son olmayacak. Hani denir ya bir kitap seni rahatsız ediyorsa veya bir şeyleri sorgulatıyorsa doğru kitabı okumuşsundur. Kitabın bazı noktalarında o
Edebiyat
İvan İlyiç'in ÖlümüLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202260,9bin okunma
8/10
·420 syf.··
2023 30. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 17 Nisan 2023 17:34
İnsan kendi çıkarları doğrultusunda ne kadar ileri gidebilir? Kendi refahı için kaç insanın hayatını mahvedebilir? Bundan pişman mı olur, yoksa kendini haklı çıkaracak bahaneler topluluğu yaratabilir mi? Ya da hastalıklı bir kıskançlık krizi bir değil de birden çok hayatı etkileyebilir mı? Bu ve bunun gibi daha birçok sorunun cevabının net olarak alınabileceği bir kitap. Emile Zola'dan okuduğum ilk kitap. İnsana dair, kendi duygu ve düşüncelerime dair birçok şeyi sorgulamama neden olan, hala günümüzde yaşanan ve gündemde olan birçok konunun anlatıldığı, karakter tasvirleriyle ve her birinin kafasının içinden geçenlerle günümüz insanının birçok yönünü tabiri caizse 'insanın pisliğini', karanlık tarafını anlatan bir kitap. Kitaba ilk giriş yapılan ve hiçbir zaman tam olarak anlayamadığım bir karakter olan Roubaud, Havre'da bir tren garında şef yardımcısıdır ve Severine adında bir kadın ile evlidir. Batı Demiryolları Şirketi'nin çalışanlarına tahsis ettiği binada bir odada karısı Severine'i beklerken, karısının gelmesiyle gelişen olaylarla başlıyor felaket zincirlemesi. Severine'in sadece bir anlık dalgınlığı bu çifti uçurumlara sürüklemeye yetiyor. Yer yer sorgulatan, yer yer insanı kendi ırkından tiksindiren bir kitap. Okuyacak herkese keyifli okumalar..
Edebiyat & Roman
Hayvanlaşan İnsanEmile Zola · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20253,957 okunma
8/10
·70 syf.··
2023 24. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 29 Mart 2023 18:19
Bazen elimizdekilerin kıymetini nasıl da bilmiyoruz ya da nasıl da sonradan anlıyoruz. Tabi genellikle de iş işten geçtikten sonra farkına varıyoruz kaybettiğimiz şey ne ise onun kıymetinin. Stefan Zweig bu öyküsünde varlıklı bir ailede yetişmiş, sorunsuz ve her açıdan rahat evliliğinin durağanlığından sıkılan ve yeni maceralara kucak açmak isteyen Irene adında, kocası avukat olan bir kadını ele alır. Kadının yaşadığı gizli aşk ve bundan aldığı haz bir şantajcının ortaya çıkmasıyla altüst olur. Şantajcı, sırrını kimseye söylememek için düzenli para talep eder. Irene ise değerini bilmediği hayatının kıymetini o anda anlar. Eğer bu sırrı birisi öğrenirse rahat yaşantısının bozulacağını düşünerek onu içten içe yiyip bitiren bir korkunun eline düşer. Bu kısımdan sonrasında Irene'nin buhranlarını, kendi kendisiyle çelişmelerini, pişmanlıklarını o kadar hissederek yeri geldiğinde onunla birlikte bunalarak okuyacağız ki Zweig'in psikoloji alanındaki derin bilgisinin oldukça doyurucu olarak tadına bakacağız.
1000Kitap
KorkuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Yayınları · 2022124,7bin okunma
10/10
·331 syf.··
2023 22. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 28 Mart 2023 13:54
Bu benim ilk incelemem olacak. Baştan belirtmek isterim ki bu konuda fazla iddialı değilim. Körlük, Jose Saramago'dan okuduğum ilk roman ve uzun bir süre aklımdan çıkmayacak. Öyle yerler var ki fazlasıyla sarsıcı. Romanda çok ilginç gelen noktalardan birisi ise bilinmeyen mekanda ve bilinmeyen bir zamanda geçmesi. Her şey trafik ışıklarında yeşil yanmasını beklerken kör olan bir adamla başlıyor. Asıl sorun bu körlüğün bulaşıcı olması ve tüm Dünya'yı kısa sürede ele geçirecek olması. Körlük yayıldıkça insanlar karantinaya alınmaya başlanıyor ve burada durum daha da vahim. Aslında kitabın sonlarına doğru bir diyalog geçiyor. ''Bence biz kör olmadık, biz zaten kördük, Gören körler mi, Gördüğü halde görmeyen körler.'' Aslında bu cümle kitabın bir nevi özeti gibi. Körlük çok hızlı bir şekilde yayıldıkça beklenmeyen bir felaket karşısında devletin kendi insanını bu derece yok sayması, insanların değer yargısının bu denli kaybolması bana bazı şeyleri fazlasıyla sorgulattı. Terk edilmiş bir akıl hastanesinde karantinaya alınan insanların resmen kaderlerine terkedilmeleri beni en çok etkileyen noktalardan biri oldu. Çünkü karantina binasının içinde yaşananlar sarsıcı nitelikte. Bir nevi toplumda olan bütün rezil şeylerin ufak bir temsili. Kitaptaki bir karakter binanın içindeki kaos ortamını anlatmak için ''Burada ne yaşın ne de cinsiyetin önemi var.'' diyerek anlatıyor ve çok tanıdık geliyor nedense bu cümle bize. Son olarak eklemek istiyorum ki Körlük adlı roman, insanlığın gerçeğini fazlasıyla gösteriyor bize. Kitabı okuyacak herkese keyifli okumalar.
Edebiyat & Roman
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022131,7bin okunma