Zaman baskısından kurtulmak da, insanın sevdiği bir işi yapması, sevdiği insanlarla olması veya kendini anlamlı hedeflere adamasıyla mümkün. Bütün bu anların hesabı/saati tutulmaz. Mutluluk bu sürecin hem kendisi, hem de yan bir ürünüdür.
İsimler çoğu zaman bize teorilerin ve açıklamaların kendisinden daha önemli gelir. Teoriler de her zaman gerçeği ardında saklayan gereksiz bir perdeye dönüşür. Uzay -zamanın gerçeğini anlamak ,yerini Einstein’ı anlamaya bırakır .Itri’ye olan hayranlığımızdan vakit bulup da yeni Itri’ler yetiştiremez hale geliriz . Felsefeyle uğraşmak ,yerini ünlü felsefecilerin görüşlerini detaylıca anlamaya terk eder. Artık isimler ,görüşlerin ve gerçeğin yerine geçmeye başlar .