Nisa

Nisa
Benden geriye kitaplarım , altını çizdiğim satırlar ve güzel yaşanmış bir hayatın hatıraları kalacak ... instagram.com/1nisadogann?igs...
Puan vermedi·176 syf.··
2025 11. kitabı
Bedeninizi ve zihninizi meşgul ederseniz, uzun bir süre buralarda olursunuz. Bunu 110 yaşında biri söylüyor. Bu söz aslında kitabın özeti gibi. Bedenin aktif kullanılması; spor, egzersiz ve yürüyüş, insanı dinç tutan ve hastalık riskini azaltan faaliyetlerdir. Zihinsel meşguliyet ise zihni genç tutan ve yeni nöronların oluşmasını sağlayan bir etkendir. Bu yüzden hem bedenin hareketliliği hem de zihinsel hareketlilik, aslında bize uzun yaşamın sırrını veriyor. Bir de akışta olmaya değinmiş. İnsanın zamanın nasıl geçtiğini anlamadığıo zaman dilimi çok çok değerli . Kitapta, bu akış hissinin, yani zamandan soyutlanıp başka bir boyuta geçme hissinin sizi uzun yaşatacağı söyleniyor. Son olarak değineceğim yer, kitaptaki "yaşamak için nedeni olan nasıla katlanır" sözü. Nedenleriniz sizi ayakta tutar. Bu nedenlerin zorluğu önemsiz kalır çünkü nasılı illaki bulur insan yeterki istesin, gönül etsin .nedenlerimiz sağlam olsun gerçekten yaşadım demek için.
Ikigai - Japonların Uzun ve Mutlu Yaşam SırrıFrancesc Miralles · İndigo Kitap · 202023,9bin okunma
Puan vermedi·312 syf.··
2025 10. kitabı
AŞK HAYATAN DA ÖLÜMDEN DE BÜYÜKTÜR. Tarık Tufan okuduğum beşinci kitabı ve en sevdiğim kitabı oldu. Her romanında hikayeleri öyle birbirine bağlıyor ki hayran kalmamak elde değil kalemine. Bu kitap candefa konağında dört kardeşin hikayesi ve perde arkasında yaşananları konu alıyor. Handan ve Ali aşkına şahit olup bir yandan halide 'nin elinden alınan yaşamına ve aşkına tanıklık ediyoruz hikayesini kendinden dinliyoruz. Geçmiş aslında geçmiyordu bir sonraki nesilde tekrarlanıyordu belki de hikayeler ve acılar. Takip eden bir geçmiş vardı arkamızda ve birinin o döngüyü kırmak için acıların önüne atlaması gerekir o da Halideydi bu hikaye de. "Sevdiğinin gözyaşlarıyla ıslanan bir omuz, ömür boyunca kurumazmış"
Gece Açan ÇiçeklerTarık Tufan · Doğan Kitap · 20258,1bin okunma
İyileşmek yas sürecini tamamlamakla başlıyor.
Puan vermedi·144 syf.··
2025 18. kitabı
Okurken bazı bölümleri bana "Seninle Başlamadı" kitabını hatırlattı. Birbiriyle ilişkili kitapları okumak daha tamamlayıcı kılıyor bilgi yönünden bu yüzden tavsiyem iki kitabı da yakın aralıklarla okumanız :) Kitap, özetle şunu anlatıyor: Çocuklukta bilinçaltımıza yerleşen her şey, yetişkinlikte bir şekilde karşımıza çıkıyor. Bazen dinmeyen acılar olarak içimizde yankılanıyor, bazen de öfke olarak dışarıya taşabiliyor. İyileşebilmek için, bilinçaltının en derinlerinde saklı kalan kötü anıları, çaresizlikleri, ayrılıkları ya da küçük düşme duygularını gün yüzüne çıkarmak gerekiyor. Onları kabul edip gerçekle yüzleştikçe, acının yasını tutup özgür bıraktıkça biz de özgürleşiyor, iyileşiyor ve daha canlı bir benliğe kavuşuyoruz. Kısacası, iyileşmek; yas sürecini tanımaktan ve onu yaşamaktan geçiyor.
Psikoloji
Yetenekli Çocuğun DramıAlice Miller · Profil Yayıncılık · 20213,915 okunma
9/10
·200 syf.··
2025 8. kitabı
Şermin Yaşar’ın kalemini seviyorum. Seni alıp bir dünyanın içine çekiyor ve kitap bir solukta bitiyor. Bu kitabında aileyi perspektifine almıştı. Sadece adı aile olan bir aile. Her hafta düzenli olarak bir masa etrafında toplanan, birbirine tahammül edemeyen, birbirini tanımayan ve sevmeyen bir aile. Nereden tutarsan elinde kalır öyle bir aile... Her aile üyesi kendi bakış açısından olayları anlatıyor. Onlar anlattıkça senin de bakış açın değişiyor. Her biri anlattıkça düğümler çözülüyor ve kabuk tutan yaralar kanıyor. Ethem’in sevgisizlik içinde kalmaları, Nurettin’in kendinden kaçışları, Emin’in yaşanmamış hayatı, Hülya’nın yarım kalan hikayesi, Ekrem’in iç çatışmaları, Kazım Bey’in vicdan azabı... Sırlar ortaya çıktıkça yerle bir olan o masası kalıyor ortada işte. Ondan söyleme bilemesinler.
Söyleme BilmesinlerŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202524bin okunma
Yavaşla
Puan vermedi·246 syf.··
2025 3. kitabı
Türkiye'de bir değersizlik buhranı yaşanıyor. Geçmişin değerlerine hayat hakkı tanınmıyor ama toplumsal hayata rehberlik edecek yeni değerlerde silsilesi de oluşmuyor. 60 'lı yılların dünyayı değiştirebileceğine inanan iyimser insanların yerini, 2000 'li yıllarda şüpheci, ümitsiz, bitkin ve karamsar bir kuşak almış durumda. Kendi hayatını efsaneleştirerek , kendi benliğine tapınanarak anlam bulma buhranına çare arayan bir kuşak karşısındayız. Hayat "ben'le başlıyor ve ben'le nihayet buluyor. Psikiyatrist olan Kemal Sayar en yalın haliyle insanlığı anlatıyor unutulan insanlığı. Hız çağı ile duygular köreldi artık her şey o kadar hızlı olurken tahammülümüz herkese ve her şeye azaladı. Emek kavramı yerle bir oldu kolay olan ve hızlı olana talep arttı fast -food yiyecekler, hızlı kargolar, hızlı internetimiz... Geçmişini silip atan bir neslin çökmek üzere olduğu; ben kavramı biz yerine daha çok kullanıldıkça dağıldık ,bir evin içinde telefonlara gömülüp birbirimizden uzaklaştıkça dağıldık. ilk aile kavramı yıkıldı kale içten fethedildi aslında böylelikle toplum kendisini özünü unuttu . Hız çağının tükenmiş insanlarıyız hepimiz birazda ruhlarımız çok geri de kaldı soluk soluğa kalan nesil oysaki bir o kadar da hala geç kalmış hissediyor ondandır belki de bu öfkemiz .
Edebiyat & Roman
YavaşlaM. Kemal Sayar · Kapı Yayınları · 202013,2bin okunma