Nurdan ışık

Nurdan ışık
@nnurdan7
Başkalarından gelecek yardıma güvenmek de bir çeşit batıl inançtır. Gayrimüslim ülkeler arasında diğerkâm dostlar ya da azılı düşmanlar aramayı ve bulmayı âdet edindik, bunun adını da "dış politikamız " koyduk. Fakat gerçek dost ve düşman olmadığını idrak edip, karşılaştığımız problemler nedeniyle "düşmanların şeytani planlarından " ziyade kendimizi suçlu görmeye başladığımızda bu artık olgunlaşmaya başladığımızın bir emaresi olacaktır.
Yarın, baro için ya da tıpta uzmanlık için yaklaşan ve en tembel öğrencinin bile bir şekilde geçebileceği sınavın belli belirsiz bir görüntüsünden başka bir şey taşımıyor. İrade eğitimine önem verilmiyor ancak bir insanın hayatını biçimlendirebileceği tek şey sadece enerji değil midir? En parlak yetenekleri içsel güç olmadan çoraklaşmaz mı? İnsanların başardığı her büyük ya da asil şeydeki en güçlü unsur iradenin enerjisi değil midir?
Dün, Bugün, Yarın
Çok uzun zaman önceydi. O kadar zaman önceydi ki zaman diye bir şey yoktu. İnsanlar güneş doğup batıncaya kadar yaşıyorlardı hayatı. Bir daha hiç olmayacakmış gibi dolu ve anlamlı. Derken zaman diye üç parçalı bir şey icat etti insan. Bir parçasına dün dedi, diğerine bugün, ötekineyse yarın. Sonra fesat karıştı zamana ve insan bugünü unuttu. Dünü düşünüp pişman oldu, Yarını düşünüp telaşa kapıldı. İşin ilginç yanı tüm telaşları ve pişmanlıkları güneş doğup batıncaya kadar yaşadı. Farkında olmadan rezil etti bugününü. Dün de bugün için yarın diyordu. Bir türlü beceremedi, bir eliyle yarına diğer eliyle düne yapıştı. Bugünü eline yüzüne bulaştırdı. Mutsuz oldu insan. Ne gariptir ki yarının telaşını da, Dünün pişmanlığını da hep bugün yaşadı. Ama bugünü hiç yaşamadı.
Sert ve katı olarak algılanan herhangi bir eşya, görme ve dokunma duyularıyla perdelenen insan için madde, gerçekte ise enerjidir. Madde ile enerji aynı varlığın iki ayrı görüntüsüdür, yani maddeye enerjinin bir şekli olarak bakılabilir.
Ama insanın durumu da tıpkı ağaç gibiydi. Ne kadar yükseğe ve ışığa yükselmek isterse, aşağıdaki kökleri de o kadar toprağa, aşağıya, karanlığa,derine,kötülüğe dalardı.