Ama Narkissos' un gerçekte reddettigi, kadin ve erkek olmak arasinda bir seçim yapmaktır. Bir cinse ait olmayı seçmek aslinda eksik oldugunu, tamamlanmak için ötekine gereksinimi oldugunu kabul etmek demektir.
Öyleyse cinselligi kabul etmek, yani erişkin olmak demek, eksik olmayı kabullenmekten geçer. Eksiklik tamamlanmayı gerektireceğinden ötekine gereksinim ortaya çıkacaktır. Bu noktada cinsel
baştan çıkarılıcığı eksikliğe bağlayan Jean Baudrillard, baştan çıkarıcı olanın güçlü yanlarimiz değil eksiklerimiz olduğunu söyler.
Çok çelişkili gözükse de ötekileri eksiklerimizle baştan çıkarıyoruz!
"Duygular" burada, bilinçdışı içsel yaşamımızı kuran ve kaygının yani sıra diğer rahatsız edici ya da korkutucu duygulanımları azaltmak veya bu tür rahatsız edici
duygulanımları kendiliğin dışına atmak için bu içsel yaşamı değiştirme girişimlerimizi güdüleyen duygu merkezli öyküleri veya ilkselöyküleri -bilinçdışı fantazileri- kapsar.
Sanayi kapitalizmi toplumunda kuşaksal yeniden üretim, belirli kişilik özellikleri ve otoriteye uyumlu yönelimlere sahip erkek işçilerin ailede yaratılması vasıtasıyla meydana gelmektedir.