• "seni tanımadan önce ağaçların çiçek açtığı ve yaprak döktüğü mevsimleri hep kaçırırdım derdi resim yapmayı sevdiğim halde denizin mavisini bilmezdim yaprağın yeşilinin her mevsimde değiştiğine dikkat etmemiştim seni tanıdıktan sonra o güne kadar tabiat resmi yapmayı sevmediğim halde bir ağaç bir yaprak ve küçük bir ot bile çizmiş olmadığım halde ve daha çok kitaplardan kopyalar yapmakla yetindiğim halde ve insan resimlerini fotoğraflardan kareyle büyütmeyi kolayıma geldiği için tercih ettiğim halde seni tanıdıktan sonra gözleri yeni açılmış bir küçük hayvan gibi çevreyi şaşkın ve hayran bakışlarla insanı ve insan olmayanı ayırmadan incelemeye başladım ve kalemi iğne uçlu mürekkepli kalemi ve resim kağıdını alarak kırlara açıldım ve eskiden kurşunkalemle çalıştığım zamanlardan yani tarihlerden önce çizgilerimdeki kararsızlık yüzünden kağıdı sonsuz çizgilerle silip tekrar çizdiğim çizgilerle silgi izleriyle kararttığım halde doğrudan doğruya çini mürekkeple çalışmaya başladım hiç silmeden seçtiğim ağaçları evleri gökyüzünü yolları otları hele bu kadar ilgi çekici olduklarını ve büyük bir sevgiyle çizilebileceğini düşünmediğim otları ve toprağı yeni bir gözle daha doğrusu ilk defa çizebileceğimi hissettiğim bir gözle görmeye başladım...”
    Oğuz Atay
    Sayfa 460 - İletişim Yayınları
  • 476 syf.
    ·7 günde·Beğendi·9/10
    Şimdi şöyle birşey var;Orhan Pamuk, benim yaşadığım sokağı sabah dolaşsa roman yazar, gece dolaşsa başka bir roman yazar...Adam çatır çatır yazıyor, noktasız-virgülsüz soluksuz yazıyor, biz sadece bakarken, o görüyor, algılıyor, süslüyor en ince detayları ve ortaya şaheser çıkartıyor...
    Kitap çok zor bir kitap, salt sonuç odaklı okumayı seviyorsanız hiç bulaşmayın. Çok fazla sürükleyici bir kitap değil... Sadece 19 kelimelik bir mektupla karısı tarafından terkedilen Galip'in, akrabası olan köşe yazarı Celal'in yazdıklarından yola çıkarak karısını bulma çabaları... Ve bu arayışlarda karşımıza çıkan onlarca güzel hikaye, insanlar, sokaklar, acılar, aşklar, sırlar, kendini kaybetmeler, kendini bir başkasında bulmalar...
    Romanın sonsözünde Orhan Pamuk, Kara Kitap`ın yazılışı hakkında çok güzel bilgiler veriyor, 5 yıl uğraştıktan sonra 1990 yılında basılıyor. Daha sonraları Kara Kitap'ın sırları diye başka bir kitap dahi çıkartıyor..Türk edebiyatında postmodern tarzda yazılan en kaliteli eserlerden biri fikrimce...
    Sonuç olarak toplumumuzda var olan ve çok gereksiz bulduğum Orhan Pamuk'la ilgili önyargılarınız yoksa okuyun kitaplarını, varsa da önyargılarınızı kırıp yine okuyun...Neyse çok konuştum,Hermann Hesse-SIDDHARTHA'da görüşmek üzere️
  • 60 syf.
    ·Beğendi·9/10
    Uzun öykü diye geçen ama beni kendi dünyamın masal dünyasına götüren bir güzellik okudum. Farkındayım garip bir cümle kurdum ama kitabın kapağını yeni kapattım ve içimden gelen ilk cümleyle başlamak istedim sözüme..

    Bilinmeyen adayı arayan bir adamın kraldan tekne istemesiyle başlayan olaylar, adamın kendi bilinmeyenine, kendi benliğine yolculuğuna dönüşüyor.

    Kitap aslına uygun olarak çevrilmiş ve saramagonun o kendine has tarzıyla noktasız virgülsüz ama aynı zamanda soluksuz okutuyor kendini..

    58 sayfalık kısacık bir kitap ama bıraktığı etkiler sayfa sayısının çok üzerinde..

    Ümidinizi yeniden edinmek, kendinizi pozitif hissetmek istediğiniz bir anda size çok yardımı olacaktır.
    #okuyun

    https://www.instagram.com/...igshid=11r0zgxy83mak