Diyojen mutsuzluklarımız için de daima kendi dışı mızdaki şeyleri suçladığımızı söylüyor. Yaşlılık, fakirlik, gün, saat, koşullar, mekân. Oysa ona göre: “Kendimden başka suçlayacak kimse yoktur.” Bu çok basit bir laf de ğil mi? Şu ana gelene kadar bunu onlarca kişiden duy dunuz. Bu bir hayat öğretisi zaten. Ancak gelin görün ki bunu kabul etmek o kadar zor ki. Bir deneyin. Yaptığı nız her şeyin sorumlusu olduğunuzu, dolayısıyla yaşa nan kadersizliklerin de mutsuzlukların da sebebi oldu ğunuzu yürekten kabul etmeyi bir deneyin. Bu yapması fevkalade zor olan şeyi bir kez yaptınız mı kalbinizin bir tüy gibi hafiflediğini, gerçekle yüzleşmenin size iyi gel diğini görecek ve tünelin ucundaki ışığı göreceksiniz.
Çözümsüzlük kadar çözüm de içinizde ve bunu bulma nın ilk adımı da kendinizi olanlardan mesul tutmak.
Diyojen uzun uzadıya nasıl da bir filozof olduğunu anlatmak yerine en azın dan taklit ettiği şeyin filozofluk olduğunu söyleyerek cevap verir. “En azından bilgeymiş gibi davranıyorum” der. “Bu da doğru yolda olduğumu gösterir.”