nisa

karım öleceğini anladığında "hiçbir şey değil" demişti. hiçbir şey mi? o halde, gökyüzü hiçbir şey değil, yeryüzü hiçbir şey değil, senin bedenin hiçbir şey değil ve sevişmeleri­miz hiçbir şey değil... başını iki yana sallamıştı. "ölüm benim hayatımdaki en önemsiz şey. ne gibi bir fark yaratacak? ben burada olmaya­cağım ki." "ben burada olacağım" dedim. "işin acı yanı bu" demişti karım. "eğer senin hatırına ölümden yırtmam mümkün olsaydı, seve seve yapardım bunu."
Sayfa 30·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
karım artık yok. böyle biri yok. pasaportu iptal edildi. banka hesa­bı kapatıldı. giysileri başka birinin üzerinde. ama benim zih­nim sadece onunla dolu. hiç yaşamamış olsaydı ve zihnim yine onunla dolu olsaydı, sanrı gördüğüm gerekçesiyle beni hasta­ neye kapatırlardı. bu durumda ise yas tutuyor oluyorum. yas tutmanın, artık orada bulunmayan biriyle yaşamak anlamına geldiğini keşfediyorum. nereye gittin sen?
Sayfa 29·Kitabı okudu
tanrı'nın nerede olduğunu bilmiyorum, fakat onun benim nerede olduğumu bildiği kanısındayım. dünyanın ilk küresel aplikasyonu onun elinde: shep'i bul. bu da bendeniz olur. shep.
Sayfa 26·Kitabı okudu
hikayelerin hep bir geçmişi yok mudur zaten? şimdiki zamanda yaşadığınızı sanır­sınız, ama geçmiş tıpkı bir gölge gibi tam arkanızda durur.
Sayfa 22·Kitabı okudu
elliyi geçince, şaşkınlıkla ve intihara sebep olacak bir kesinlik hissiyle öğreniriz ki, niyet edip de başaramadığımız ne varsa aslında hiç başımıza gelmeyebilirdi - ve daha iyi yapılmalıydı.
Sayfa 11 - robert lowell "sheridan için"·Kitabı okudu