Aslında incelememi, seri bittiğinde son kitapta yapacaktım. Daha genel bir inceleme yapmayı düşünüyordum ancak bu kitap bana geçmişimi, çok güzel günlerimi hatırlattığından birkaç cümle de olsa yazmak istedim. Öncelikle Kendi Ayakları Üstünde serinin ilk iki kitabından çok daha samimi ve akıcı bana göre. Özellikle benim gibi yirmi veya üstü yaştaysanız ilk iki kitap sizi bir tık sıkabilir. Karakterimiz Serra o kitaplarda çok daha küçük ve yaşadığı dönemi yansıtan bir kişilik olduğundan yer yer tepkileri, cümleleri hatta yaşadıkları bile abartı gelebiliyor. Daha doğru tabirle yaşı gereği yaşadıkları gözünde olduğundan daha çok büyüyor. Her neyse, kendi ayakları üstünde Serranın kendini bulduğu kitap. Geleceği hakkında neler yapacağına karar veriyor, kendini geliştiriyor, arkadaşlarının tavsiyesiyle farklı tiyatrolara ve filmlere gidiyor. Yani alabildiğine deneyim kazanıyor kızımız bu kitapta. Tüm bunlar dışında ben kitabı ikinci okuyuşumda da ilkinde düşündüğüme benzer şeyleri düşündüm Serranın yaşantısı hakkında. İnsanları şanslı veya şanssız diye nitelendirmek benim haddim değil ancak Serra fırsatlar yönünden şanslı bir kız bana göre. Bu yüzden kitabı okurken zaman zaman gerçekten böyle şeyler yaşıyor mu bu yaştaki insanlar diye düşünüyorsunuz. Şaşırıyorsunuz yani. Alışık olmadığımız bir gençlik, alışık olmadığımız bir yaşam. En azından o yaş grubuna göre.
Fikirlerim genel olarak bu yönde. Tüm bunlarla birlikte keyifle okuyacağınızı düşünüyorum. Buraya kadar okuduysanız, okuduğunuz için teşekkür ederim.