Din konusunda post-postmodern bir tutum benimsemenin zamanı gelmiştir: Sadece “uç” (bkz. saf) dışavurumları değil, dinin ta kendisine karşı daha az umursamaz, daha az izafi -açıkçası daha az hoşgörülü- tavırları da benimsemek gerekmektedir.
İçinde yaşadığımız dünyanın yüzde 99,99999’unu gündelik hayatımızda algılayamıyor ya da algılamıyoruz. Doğayla ilgili her önemli keşif kendi ani, katı gerçekliği ve radikal farklılığıyla, dünya dışı bir karşılaşmayı andırmaktadır.
2007 yıllık süre boyunca, dinin dünyaya yarardan çok zararı dokunmuştur. Bu sürecin en az 1427 yıl sürdüğünden emin olabiliriz. 5767 yıl sürmüş olması da mümkündür. Tüm amaçlarından daha uzun süre varlığını korumayı başarmıştır. (Örneğin, artık evrenle bir olmak için kullanabileceğimiz haplar üretilmeye başlandı.) Yine de varlığını sürdüren tek şey din değildir.