O zaman hayatı, aşkı, ölümü, felsefeyi, edebiyatı 140 karakterlik tweetlerle ifade eden bir kuşakla konuştuğumu daha derinden kavradım. Aramızdaki uçurum kapanmayacak cinstendi.
Hayvanların tarihselliği yoktu; din ve bugün arasında bir fark hissetmezlerdi. Bu tarihsel bilinç insana özgüydü ve hayvanları kıskanmamız için bir sebepti. İnsanın geçmişini araştırması acı veren bir deneyimdi. Mutlu olabilmenin tek şartı "unutmayı" başarabilmekti.
Kısacası İngiliz törelerinin genel anlamını hiç düşündünüz mü? Maddenin kutsallaştırılması, tanımlanmış, düşünülmüş, bilgince uygulanmış bir Epikürcülük değil midir? Ne yaparsa yapsın, ne derse desin, İngiltere maddecidir, belki de bilmeden.
Toplumların kaynağı tanrısal mıdır, yoksa insan mı çıkarmıştır, bilmem, hangi yönde geliştiklerini de bilmem; bana kesin görünen şey, varlıklarıdır; onu benimsediğiniz andan sonra, bir kenarda yaşamak yerine, kendisini oluşturan ilkelerin iyi olduklarını kabul etmeniz gerekir.