Tüketen insanın üreten insandan daha değerli olduğu bu yanlış ve ahlaksız döneme tahammülüm kalmamıştı artık. İnsanlar bunca acı çekerken en iyi Suşinin nerde yenilebileceğini konuşanlara dayanamıyordum..
Kendini her şeyde hissedebiliyordu, onun için eskiden cam gibi saydam olan dünya şimdi aniden kendi gölgesiyle karararak bir aynaya dönüşmüştü. Baktığı, izlediği her şey bir gerçeklik kazanmıştı birden bire.
Bu denli çözümsüz, dış olgulara bağımlı bir yaşamın içinde olmamak ne büyük mutluluk. O esir. Her gün yaşlanmaya, her gün kafasından ve gövdesinden bir şeyler yitirmeye esir.
Gençken kendim için ne hayaller kurmadım ki... Hayatımda daha dolu, daha ışıklı ve temiz bir an olmadı. o kadar hayal kurmuştum ki, bütün gençliğim boyunca gezip durmuştum.
Kaybedilmiş bir şey uğuruna mücadele verdiğini biliyordu ama bildiği bir şey daha vardı, İçinde bastırılmış duygular adına tutuşmuş ne varsa dile getirilmeliydi.