Nejla Kor Hocam, öncelikle sizleri tanıma imkanına sahip olduğum için kendimi çok şanslı hissediyorum. Coşkunuza, heyecanınıza şahitlik etmek çok güzeldi. Bir kitap ortaya çıkıyor ama nasıl, nasıl yollardan geçer, yazarı ne hisseder ortaya koyduğu eserle ilgili. Bilmek de farklı bir değer katıyormuş. Ve baskının ilk kitabını şahsıma imzalamış olmanız ömrüm boyunca unutmayacağım bir hediye.
OYUNBAZ-HER KADIN BİR HİKAYE;
Bir solukta okunabilen güzel bir öykü. Hafızamda "Buzdan Heykel" hikayesi ayrı bir yer etti. Okurken kafamda sahnelendi hemen. Bir olaya, bir kişiye nerden baktığınız ne kadar önemli. Baktığınız yere göre kişi/olay iyide olabiliyor, kötü de hatta en kötü bile.
Başka bir hikayede ise şunu anlıyorum, etrafımı kolaçan ediyorum var mı bana ihtiyacı olan biri ve ben görmüyorum. Daha farkında olmak gerektiğini anlıyorum. İyiyim, iyisin, iyiyiz kimsenin hayatına dokunmadan mı?
Elinize sağlık, okurunuz bol olsun..
Neredeyse her satırını alıntılamak istediğim bir kitap. Durup düşündüren çok cümle vardı. Aslında sadece "Sevgi" kelimesini okuduğunda bile şöyle bir duruyor insan bakıp kalıyor bir süre boşluğa.
Tekrar okuyacağım.
Kitabın ana karakteri Kerem'in bir plana bağlı kalmadan yaptığı ülke gezisi yeni insanlar tanıması ve her tanıdığı insanın hayat hikayeleri akıcı, sade bir dille anlatılmış.
İnsan bazen yorulur yeni insanlar tanımaktan kaçınır ya yeni insanlar tanımanın hazzını hatırlattı bana. Her insan bir hikaye, her şeyi içeriyor elbet, samimiyet, samimiyetsizlik, vefa, vefasızlık...
Anı kutusu fikri gerçekten orijinal bir fikirmiş. İnsan düşünüyor ben hangi anı mı bırakmak isterdim diye.. Okuyucuya boş sayfalarda bırakılmış anısını yazması için.
Ben yazamadım kitap arkadaşımındı :)
"Tanımadığınız insanları bile sevmeyi deneyin.
Gülümseyin onlara..."
Bilal Sami GÖKDEMİR