“Hayvanlar dış dünyayı tamamen farklı algılamalarına karşın, bizler ne yazık ki, insan bilincini hayvanlara aktarmaya meyilliyiz. Örneğin, bir köpek içtenlikle sahibine itaat ediyorsa bilinçaltımız bize "köpek insanın en iyi dostu, çünkü bizi seviyor ve saygı gösteriyor." diyor. Oysa köpeklerin kökeni 'Canislupus'tan (kurt) geldiği ve onlar da sıkı bir hiyerarşi içinde, sürü olarak avlandıkları için, köpek sizi bir çeşit baskın erkek ya da sürü lideri olarak görüyor olabilir. Başka bir deyişle siz, zirvedeki köpeksiniz…
Kedi mırıldar ve kendini bacaklarınıza sürterse ona baktığımız için müteşekkir olduğunu, bunun da samimiyet ve duygusal yakınlık göstergesi olduğunu varsayıyoruz. Aslında, kedi size sürtünerek hormonunu sizin üstünüze bırakıp sizin ona ait olduğunuzu belirtmek ve diğer kedileri sizden uzak tutmak için yapıyor olabilir. Kedinin bakış açısıyla, siz bir çeşit hizmetçisiniz; günde birkaç kere yemek vermek için eğitildiniz ve size sürtünerek koku bırakması, diğer kedileri bu hizmetçiden uzak tutmaya yönelik bir davranıştır.
16. yüzyıl düşünürü Michel de Montaigne, bir keresinde "Kedimle oynadığımda kedinin benimle değil de, benim kedimle oynadığımı nasıl bilebilirim?" diye yazmıştır.”