" ثَلَاثٌ مَنْ كُنَّ فِيهِ وَجَدَ حَلَاوَةَ الْإِيمَانِ :
"Üç özellik vardır ki, kimde bunlar bulunursa imanın
tadını (halâvetini) kalbinde hisseder:"
أَنْ يَكُونَ اللَّهُ وَرَسُولُهُ أَحَبَّ إِلَيْهِ مِمَّا سِوَاهُمَا،
"Allah ve Resulü'nü, bu ikisinin dışındaki her şeyden (herkesten) daha çok sevmek,"
وَأَنْ يُحِبَّ الْمَرْءَ لَا يُحِبُّهُ إِلَّا لِلَّهِ،
"Bir kişiyi sadece ve sadece Allah rızası için sevmek,"
وَأَنْ يَكْرَهَ أَنْ يَعُودَ فِي الْكُفْرِ كَمَا يَكْرَهُ أَنْ يُقْذَفَ فِي النَّارِ " .
"Ve (Allah kendisini kurtardıktan sonra) tekrar küfre dönmeyi, ateşe (cehenneme) atılmayı gerisingeri istemediği gibi çirkin ve tiksindirici bulup istememek."
Buhârî, Kitâbü'l-Îmân, Bâbu Halâveti'l-Îmân, 14