Nereden, nasıl başlayacağımı bilmiyorum. Kitabı okurken birçok farklı duyguyu bir arada yaşadım. Bütün kitap boyunca yazar kadınlara ne yapmaları gerektiğini anlatıp duruyor. Ona göre aşk kandırmaca,
Bana göre bir kitabı incelemek büyük sorumluluk. Yazacağınız her bir kelime kullanacağınız her bir ifade kitabı okuyacak olanları etkiliyor ve olumlu ya da olumsuz bir önyargı oluşturuyor zannımca. Ancak
Gökhan Özcan kalemi diye bir şey var ki sayın okurlar insanı bam telinden vuruyor. Yazmak arzusunu "Sözün de bir yüreği olsun, çarpıntısı duyulsun istiyorum." diyerek ifade eden, daha önce köşe yazılarıyla tanıdığım yazarın okuduğum ilk kitabı
Ruh Yordamı. Dolayısıyla bendeki yeri çok başka. Okurken birçok yeri çizmeye kıyamadım ve ana başlıklara çeşitli işaretler koydum. Sözün özü okumayı planlıyorsanız tereddüt etmeden alın derim.
Ruh YordamıGökhan Özcan · Vadi Yayınları · 20181,384 okunma
Müslüman kimdir, düşünce yapısı nasıl olmalıdır, müslümanca düşünme nasıl olmalıdır ve önemi nedir? gibi konularda yazarın kendi düşüncelerini kaleme aldığı, okuması zevkli bir kitaptı.
Bir hocamın ödev olarak okumamızı istediği kitapların bulunduğu listeden seçtim bu kitabı. İsmi çok dikkatimi çekti ve itiraf etmeliyim ki amacım biraz da hocayı trollemekti. Kitap gerek ismi, gerek kapağı ve içinde resimler olması açısından çocuk kitabı olarak görünse de aslında bir kişisel gelişim kitabı. Diğer kişisel gelişim kitaplarının kimine göre sıkıcı olan dilinin aksine, bu kitap tamamen bir sohbet havasında ilerliyor ve 23 kapıdan ,bölümden, oluşuyor. Ben okurken bazı kapılarda durup derin bir iç çektim, bazı kapılarda gayriihtiyari tebessüm ettim. Kişisel gelişim kitaplarını seviyorsanız bir şans verin derim.
Şule Yüksel Şenler... Onu bir çoğumuz Huzur Sokağı adlı romanıyla tanırız. Kendisi Risale-i Nur eserleriyle tanıştıktan sonra hayatı değişmiş, dönemin sıkıntılarına baş kaldırıp "Her şey İslam için!" diyerek sayısız konferanslar düzenlenmiş, bu konferanslar nedeniyle defalarca mahkemelerde yargılanmış, türk tarihinin fikir ve inançlarından ötürü mahkûm edilmiş ilk kadın yazarıdır. Tüm bu sıkıntılar arasında yılmamış, binlerin örtünmesine, iman hakikatlerini tanımasına vesile olmuştur. 20. Asrın dertleriyle dertlenmiş olan yazarımız bu kitapta ; dergi, kitap, gazete gibi neşriyatlarda yer alan materyalist felsefe, ateizm, müstehcenlik, İslamafobi vs düşüncelerinin toplumda yol açtığı yozlaşmayı ve bir toplumun nasıl da köklerinden koparılmaya, özünün unutturulmaya çalışıldığını çarpıcı başlıklar halinde anlatıyor. "Kitapta bir ümmetin ızdırabını okuyacak, okudukça o dönemlerde atılan zehirli tohumların günümüzde nasıl da yaygınlaşıp sıradanlaştığını fark edecek; yaşadıklarınızı daha bir güzel kavrayacak, belki de gözyaşı dökeceksiniz. "