"Topçuların açtığı kraterin içine yuvarlandım. Tam o sırada bir Alman da karşı taraftan yuvarlandı. Çukurun dibinde çarpıştık. O da ben de sırt üstü çamura saplanmıştık. Kurtulmaya, silahımı doğrultmaya, en azından süngüm ile Alman'a saldırmaya çalışıyordum. Göz ucuyla baktığımda Alman da aynı şeyleri yapıyordu. Dakikalar sonra gücümüz kesildi. Alman, sağ elinin tersi ile sol omzuma vurdu. Uzattığı sigarayı aldım, birlikte içtik. Passchendaele toprağı öyle iğrençti ki savaşmamıza bile izin vermiyordu."