Luigi Pirandello'nun okurken düşündüren, insana farklı bakış açıları kazandıran bir kitabı 'Biri, Hiçbiri, Binlercesi'. Kitap biraz felsefi bu nedenle akıcı bir kitap değil. Kitabı sindire sindire okumak istediğim için uzun bir okuma süreci oldu benim için ancak buna değdiğini düşünüyorum. Eğer hayatı sorgulamayı seviyor, hayata farklı bakış açılarıyla bakmak istiyorsanız kesinlikle okumanız gereken bir kitap.
Kitap Moscarda'nın burnunun eğriliğini fark etmesiyle başlıyor. Bunu da kendisi değil karısı söylediği için fark ediyor. Moscarda da hayatımın bu anına kadar burnumun eğriliğini bile fark etmedim kim bilir ben nasıl biriyim diyerek kendini keşfe çıkıyor. Ancak bu keşifte kendisinin hiç düşündüğü gibi biri olmadığını hatta kendisinin bir değil belki de binlerce kişi olduğunu fark ediyor. Bu sırada hayatındaki her şeyi, eşini, işini de sorgulamaya başlıyor.
Yazar gerçekten çok ilginç konulara değinmiş bu kitapta. Gerçeklikle ilgili düşünceleri beni çok etkiledi. Gerçekliğin mutlak olmadığını, herkese göre değişebileceğini etkileyici cümlelerle, olaylarla anlatmış bize. Aynı şekilde benlik, yalnızlık gibi konulara da oldukça ilginç bakış açılarıyla yaklaşmış.
Konusuyla, diliyle oldukça etkileyici bir kitaptı. Üzerinde düşünmeye değer çok güzel cümleler vardı.