Çok zor sanmıştım, çok kolay oldu; kendin de şaşıp kaldım. Bir anlık sanmıştım, bir ömür sürdü; bak hala kurtulamadım. Keşke biri çıkıp neden yaptığımı söylese … Küçükken bilemeyecek kadar küçüktüm, şimdi de hatırlamayacak kadar büyüdüm herhalde.
Kaza ile cinayet arasındaki fark nedir, hiç düşündün mü? Peki bir kazayı cinayet, bir cinayeti kaza yapan şeyi düşünmeye hiç lüzum gördün mü?
Bence bazen cinayet, başımıza gelen kazaları bertaraf etme şeklidir. Misal, kocam başıma gelen en büyük kazalardan biriydi. Onu zehirlemek kaza sayılamayacağı gibi bence cinayet de değildi. Olsa olsa nefsi müdafaa, nefis bir müdafaa biçimi!
Asıl çocukların derdi olur. Bugün dert
diye çektiklerimiz hep o zamanın mirası. Kabuğu soyuldukça acıyanlar, en çok çocukluk yaraları değil mi? Şu boktan hayatta en sevdiğim varlığı, yokluğumla yaralamışım. Uzağına attığım her adımda onu kendisinden uzaklaştırmışım. Kötünün en büyüğünü yapmışım evladıma.
İnsan bazen çok özler. Bazen benim çocukluğumdaki o kadın gibi bir cevap alamayacağını bilse de özlediğine seslenmek ister. Bazen de bugün gelen kadın gibi cevap alır. Delirdiği için değil, delirmemek için yapar bunu. Delirmemek için o cevap ona lazımdır.