“Boğun bütün memleket sahapsız. Cephede, ateş altında, cephe gerisinde gördüklerum bena kan ağlattı. Birkaç hergelenin elinde ana kuzuları karlar içinde boğuldu gitti. Bir, on, yüz, on bin değel, yüz bin genç insan evladı, Türk çocuğu. O insanların gerçek bir sahabı olsaydı onlar birkaç aptalın elinde dünyalarını yitirir miydi hiç? Bütün memleket sahapsız hemşirem."
“Bobanun, ağbeyunun yerine askere beni alsalardı seve seve giderdum. Orda insan ölürse bir kez ölür. Oysa burda her gün, her sabah, her akşam bir kez eleyruz. Bu öbüründen daha çok zalum.”
O, gözleri dünyaya açıldığı günden beri gördüğü en ilginç varlıktı. Onu gördüğü zamanlar, dünyayı unutuyor, onun büyüsü, çevresindeki canlı cansız her nesneyi silip götürüyordu.