"Aylardır süren bu savaşta açlıktan, susuzluktan ve uykusuzluktan dolayı benzimiz kül gibi olmuştu. Ama ne olursa olsun düşmanı boğazdan geçirmemek için hepimiz and içmiştik, BU YOLDA ÖLMEK VAR, DÖNMEK YOKTU."
"Yüzyıllarca Bulgar'a, Yunan'a, Sırp'a gösterdiğimiz şefkatin karşılığını onlardan her türlü zalimliği görerek bu şekilde almış oluyorduk. Bu anlatılanların hepsi yaşanmış olup herkesin ders alması gerekmez mi?"
"Esirliğimiz süresince Bulgarlardan her türlü işkenceyi gördük, süngülendik, kılıçtan geçirildik, soyulduk, şu içinde bekletildik, zehirli çorba içirildik, dövüldük, sövüldük, her türlü hakareti gördük. Oysa biz Türkler esirlere bırakın bunları yapmayı bir misafir gibi karşılarız."