Feyza Nur Yazıcıoğlu

Feyza Nur Yazıcıoğlu
@oblomovari
8/10
·440 syf.··
2026 25. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 31 Mart 2026 12:43
"Çünkü ben en çok kendimi sevmiyordum, en çok ölmüş babamı, sonra annemle anneannemi seviyordum. Ama onlar en çok kendilerini seviyorlarsa bana ne kalacaktı?" . Ayfer Tunç'un diğer
Annemin Uyurgezer GeceleriAyfer Tunç · Can Yayınları · 20266,8bin okunma
Reklam
5/10
·224 syf.··
2026 28. kitabı
Büyük bir beklentiyle başladığım kitap ne yazık ki beklentimin çok çok altında kaldı. Eren Yücesan Cendey'in çevirisi olduğu için epey heyecanlıydım. Kaldı ki bence çeviri, kitabın en güzel yanıydı. Kitap 9 öyküden oluşuyor. Öykülerin konuları ise çok çok benzer. Göçmenlik, ırkçılık, yalnızlık ve bunlar içinde kendini inşa edebilme. Konular her ne kadar dikkat çekici ve kıymetli olsa da üslup neredeyse hiç değişmediği için her öykü aynı tonda yazıldığı için üçüncü öyküden sonra haliyle kitabın sıkıcı olmaya başladığını söyleyebilirim. İyi ki okudum dedirtmediği için muhakkak okunmalı da diyemiyorum.
Roma HikâyeleriJhumpa Lahiri · Domingo Yayınları · 202671 okunma
9/10
·256 syf.··
2026 15. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 20 Şubat 2026 14:32
Bazı insanların yanında zamanın nasıl geçtiğini, sohbetin nasıl akıp gittiğini anlamazsınız. Çok lezzetli yemeklerin olduğu sofradan karnınızı güzelce doyurup kalkmışsınızdır ama birkaç lokma daha atasınız gelir ağzınıza. Bu insanlarla da konuştukça konuşasınız gelir. Saatiniz dolmuş, eve gitme vaktiniz gelmiştir. Yüzünüzde gülümsemeyle, zihninizde patlayan konfetilerle dönersiniz artık her nereye dönecekseniz. İşte "Anne Ben Düştüm Mü?" benim için tam da böyle bir kitaptı. Hayat, felsefe, sanata dair muhteşem bir sohbet etmişim gibi hissettim yazarla. Karnım doydu ama birkaç lokma daha istedi canım. Kitabın muhtevasından dolayı da bolca metafor kullanarak anlatmak istedim. Şayet okursanız, beni çok iyi anlayacaksınız. ‍
Anne Ben Düştüm mü?Beliz Güçbilmez · Kolektif Kitap · 2023145 okunma
10/10
·240 syf.··
2026 4. kitabı
·
15 saatte okudu
·
Okunma: 09 Ocak 2026 10:57
Bir hafta boyunca her gece uyumadan önce bir bölüm okuyarak bitirdim bu kitabı. Çok da sevdim. Olive; kocaman ve kalabalık bir evde yaşayan, sessiz, gerçekten sessiz, doğayı ve evlerinin her göreni kendine hayran bırakan bahçesini çok seven, her fırsatta büyük meşe ağacının yanına giden ve onu kendine arkadaş edinmiş şirin bir kız çocuğu. Olive, günün birinde babasının tam da meşe ağacının olduğu yere yeni bir ev yaptıracağını öğreniyor ve çok büyük bir korku yaşıyor. Öyle ki sesi soluğu çıkmayan bu kız çocuğu babasına meydan okuyor. Meşe ağacının kendisinin tek arkadaşı olduğunu, böyle bir şeyin gerçekleşmesine izin veremeyeceğini söylüyor. Babası da bunun üzerine Olive'den akşam yemeğine kadar onu ikna edebilecek bir fikir üretmesini istiyor. Eğer dikeceği köşkten daha parlak bir düşünceyle gelirse ağacını kesmeyeceğine dair söz veriyor. Olaylar da bu noktadan sonra başlıyor: 7 bölüm, 7 ağaç, 7 hikâye. Doğa sevgisini aşılayan, pek çok ağaç ve bitki türü öğreten bir kitap. Doğanın insanlara değil, insanların doğaya bir şeyler borçlu olduğunu derinden hissettiriyor. İnsanlar olmasa da aslında tabiatın nasıl da tıkır tıkır işleyeceğini, insanların işleyen bu düzeni nasıl bozduğunu miniklere sezdirerek anlatıyor. Kitabın arkasında 10 yaş ve üzeri ibaresi olsa da daha küçük çocuklar da okuma alışkanlıklarının durumuna göre okuyabilirler. 6-7 yaşındaki çocuklara ise tıpkı benim yaptığım gibi uyku öncesinde de okunabilir. Fakat hepsinden önce yetişkinler okumalı. Pek çok çocuk kitabını.
Ağaçlarla Konuşan KızNatasha Farrant · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202511 okunma