İkinci Abdülhamid, hukumdarlığının 25. yılında, yalnız "Kise-ı Hümayun'undan" milli tesislere tam 25 milyon 780.129 altın sarf etmiştir. (Bu sayede 1552 parçalık dev bir eser listesi vücuda getirilmiş ki sayfa 266 da bir kısmının yazıldığı; hastaneler, okullar, fakülteler, demiryolları, Limanlar inanılmaz bir liste bu günkü Cumhuriyet'te kullandığımız bu tesisler hasta adamın Kızıl Sultanı tarafından yaptırılmış)
Kendisi ferik (Orgeneral) rutbesinde iken binbaşı olan kardeşinin yarbaylığa terfiine mani olacak ve "kardeşim henüz bu rutbeye liyakat gösterememiştir! " diyecek kadar namuslu olan bu adamın, Abdülhamid düşmanları göklere çıkartırlar da yetiştirilmesindeki şeref payını Ulu Hakan'dan çalmaya kalkarlar.
"Ali Suavi vak'ası" yoğurttan hükümetlere mukavvadan hançerini saplayıp bir şey yaptığını sanan ve bununla gururlanan meccani ihtilal teşebbüslerinin, geleceğini gösteren en parlak misaldir.
Mimari merakını resmi deliliğinden evvel hususî cinnet haline getiren, bütün varını yoğunu, bir yaptırıp bir bozdurduğu köşklere harcayan, Kurbağalı deredeki köşkünü bilmem kaç kere yaptırıp yıktıran, Galata bankerleri elinde didik didik yolunan Murad, köksüz Inkılap hamlelerinin neticesi üzerinde remz teşkil edecek kadar büyük, ters tarafından büyük bir mana canlandırır.