• 479 syf.
    ·Beğendi·Puan vermedi
    Merhaba:) Öncelikle Herkes okumasın sadece bu kitabı, hissedebilenler okusun rica ediyorum.Bazı kitaplar da bazı acıları bekliyor çünkü ve yalnızlık . ..kelimelerle başlayıp kelimelerle biten ve biterken de insanın yüregine kelimeler dolusu hüzün bırakan bir başucu kitabı.tekrarlı okumaların kitabı.Bu kitabın kurgusu ayrıca övülecek bir şey olarak şöyle dursun, üslubuna hayranlığım bitecek gibi değil
    Kitabı tatilde okudum ve hemen bitirmedim her cumleyi sindirmeye calistim açıkçası ve gayet güzeldi uzun süre kitapta kaldığımı söyleyebilirim.Altını çizdiğim her bir satırın üzerinde göz gezdirdiğim her bir seferde gözlerimi dolduracak; benim dışımda tanımlamak gerekirse bir baş yapıt, insanın içini en çok acıtan kitap olur kendileri..
    etkisi altından kolay kolay çıkamadığım Tutunamayanlardan sonra bu sekilde nesli devam ettirdim ama bu eser daha akici Hani Kafka havasında yazılmış bir roman belki diyebilirim :)
    Konuya geçeceksem şöyle dostlarim;
    Günümüzün başarısız ilişkilerinin özeti gibi aslında bir erkeğin kaleminden. "şunu şöyle yapsaydım, bunu böyle yapsaydım"ların kitabı daha çok, hiç yapılmamış ve hiç yapılmayacak şeylerle dolu, baştan aşağı hayal kırıklıkları ve pişmanlıklarla örülü bir roman... tehlikeli oyunlar oynarken kılına zarar gelmesin isteyenlerin, hayatı oyun, hayatın içindeki insanları ise birer oyuncu olarak görerek hayatı ciddiye almak istemeyenlerin kitabı kendileri tüm bu sahnelenen ikiyüzlülüğe, "madem öyle" diyerek dahil olmak isteyip bocalayanların kitabı...
    benim en çok hissettiğim duygu yalnızlıktı bu romanı okurken: tutunamamış karakterlerin, tutunamamış bir adamın hem bedensel hem de ruhsal yalnızlığı... ama herkesinki kadar bir yalnızlık değil, çıldırtıcı bir yalnızlık burada söz konusu olan. o kadar ki insan kafasında karakterler yaratıp roller veriyor onlara ve her gün yeni bir oyun sergiliyor kendisinin bile tamamen anlayamadığı. hayattaki hatalarını bu oyunlar üzerinde düzeltmeye çalışıyor.
    kitabın esas yalnızı hikmet benol gibi görünse de aslında kitaptaki tüm karakterler yalnız. sevgi, bilge, hüsamettin albay... hepsi kendilerine verilen rolleri en iyi şekilde oynamaya çalışırken bocalayan karakterler. o yüzden okurken sizi de yalnız hissettiriyorlar. aile olabilmiş bir evde sıradan gürültüler duyulmaz, fark edilmez, yadırganmaz fakat tek kişinin yalnızlığını barındıran bir evde masaya konan bir çay bardağının sesi, yıkanmış bulaşıkları rafa dizerken çıkan o gürültü, zamanı akıtan saatin tik takları hep daha da yalnız olduğunu hissettirir insana. ben bu kitabı okurken hep böyle hissettim.hikmeti özledikçe arada sırada açıp okuduğum çok dolu bi kitap. insan kitaptaki karakteri özler mi ya ?:) hayatın akışına direnen,anlam arayan, oyun kuran/bozan kahramanın kitabı belki ondan ana karakterimiz hikmet benol asla kendisi olamayan , yaşadığı döneme yabancılaşan bir adam daha cok aslında kendisini eleştirirken, geçmişini sorgularken hikmet, alaycı bir dille yapay iyi insanları da yerden yere vurur ha iste bu var ya beni oldukça etkileyen kısımdı hayatım "hikmet'ten önce" ve "hikmet'ten sonra" olmak üzere ikiye ayrıldı diyebilirim :) hikmet benol gerçek yaşamdan çok kendi zihninde yaşayan hayalperest bir hayal kahraman zaten
    hikmetin sonu tıpkı tutunamayanlarda sık sık bahsi geçen gerçek yaşamında çıkarını göz edemeyen hırsı olmayan insanların sonu gibi olmuştur "untulacaklardır" der tutunamayanlarda hikmet benol da unutulan bir tutunamayan olup çıkmışti malesef insanı parçalara ayrılmak değil de, onları bir arada tutmaya çalışmak yorarmis. hikmet'i asıl yoran da buydu sanırım...
    içinde parçalara ayrılmış kaç hikmet daha vardı.
    insanın iç konuşmasını, savasmasini, batıyı, biz türkleri ancak bu kadar güzel isleyebilirdi...Dahası
    kendi iç sesimle konuşurken hep bir Albayım vardı karşımda yine:)Bence "Albayım"sözü bile kitapta tek başına bir kadro gibi :). Bu kadar popüler olması biraz iticileştiriyor bence yani sürekli ortada albayım albayım diye dolaşan tipler üredi, rahatsız edici ve ağızlarına kürekle vurasım geliyor açıkçası:)
    insanlar sadece alıntıları okuyarak, hikmet'i bilerek, selim'i bilerek, albayım diyerek, olric diyerek oğuz atay okuduğunu, anladığını iddia ediyor ki bu çok can sıkıcı bir durum bu durum bir diziye de yansımış durumda belki bilirsiniz actim izledim o zamanlarda inanin zor dayandim ya kapattım hemen kafamda öyle kurmamıştım neyse ama senaristler umarim kitabin okunmasini sağlamıştır yine de diğer dizilerden iyi konumuza dönelim..(bu konuda doluyum malesef ama)
    Benim ic sesimi benden daha iyi bilip yazmis bu kitaba Oguz atay. bana yaz dese yazamazdim. ne acayip seyler dusunuyorum ben boyle onu farkettim birazdan daha mi fazla acayibim acaba dedigim seyleri yazmis ya birakamadim, bitiremedim de bir turlu. cizik cizik oldu sayfalari. bir de bu sevgi'nin annesinin olumunde selim'in konusmasi ne cok aglatti beni be..kitap bitince "ah ulan bitmeseydi keşke" cümlesini defalarca kurarsınız belki siz de..
    anlatılmaz okunur bir kitaptır. muhteşemdir. kitabın herhangi bir kısmında elbet kendinizden ve elbet çevrenizdekilerden bir şeyler bulursunuz. bir kere okumak yetmez anlamak için..
    Türkiye'nin hikayesine benziyor hikmet'in hikayesi. gelişmiş bir ülke olabilmek için albayla öneriler sunuyor Sevgili Oguz Atay oyle düşündüm..
    Sevgili Oğuz atay'ın bana göre kişisel gelişim kitabı olur kendileri söyle oluyor;
    öyle ki kitabın her sayfası hayata karşı, kendimize karşı, içimize karşı tavsiyelerle dolu.
    okudum güldüm, okudum düşündüm, okudum içim sızladı, okudum ağladım, okudum kendimle hesaplaştım.
    kısaca ruhuma dokundu sevgili Oğuz atay yine..
    kalemine, emeğine, yüreğine sağlık.
    ahh hikmet benol...
    sevgi'sizliği,
    bilge'sizliği.
    kalabalıklaştırmaya çalıştığı kimsesizliği.

    Okuyun.
    üşenmeden, sıkılmadan okuyun.
    okutturun ayrıca.
    en güzel, en anlamlı hediye bile olabilir bazıları için bence :)
    Tiyatro oyunu da varmış ayrıca ve umarım ben de giderim..

    #Sevgili Oğuz Atay iyi ki varsın iyi ki yazdın seni saygı ve özlemle anıyorum..
  • Çok şey vardı anlatılacak.
    O yüzden sustum.
    Birini söylesem,
    diğeri yarım kalacaktı.
    Sen duydun mu sustuklarımı?

    Sevgi, saygı ve özlemle..

    #OğuzAtay
  • Anlamasandan olur,
    kimse anlamasada olur
    gerçek hürriyet budur
    ben anlıyorum
    anlatamasamda olur
  • "Korkuyoruz. Düşünmekten ve sevmekten korkuyoruz. Insan olmaktan korkuyoruz."

    Saygı, sevgi ve özlemle...