Aldous Huxley'in Cesur Yeni Dünya adlı bilim kurgu klasiği, George Orwell'ın 1984'ü ya da Ray Bradbury'nin Fahrenheit 451'i gibi bir distopya. Cesur Yeni Dünya insanların tüplerin içerisinde dünyaya getirildiği, kast sistemine uygun yetiştirildiği, koşullanarak büyütüldüğü bir kabus. Bu kabusun tanrısı ise Amerikan otomobil şirketinin kurucusu: Ford.
Romanda "Herkes herkes içindir" sloganı altında insanların birbirleriyle günümüzdekinden çok farklı şekilde cinsel birliktelikler kurması ve aile, anne, baba, çocuk doğurmak gibi kavramların utanç oluşturması dikkat çekiyor. Ayrıca daha doğmadan oluşturulan kast sisteminin (Alfa, Beta, Gama, Delta ve Epsilon) birkaç istisna dışındaki tüm üyeleri hayatlarından çok memnunlar.
.
.
Cesur Yeni Dünya'yı hep bir distopya olarak görüyoruz fakat bu kitabın bir ütopya mı yoksa bir distopya mı olduğu kişiden kişiye değişebilir. Hatta bir kişi ergenlik dönemlerinde bu kitabı cinselliğe karşı bakış açısından ve ailesine karşı oluşturduğu geçici duygu durumlarından dolayı müthiş bir ütopya olarak görebilirken, yetişkinlik döneminde ailesine beslediği sonsuz sevgiden kaynaklanan kesinlikle istemeyeceği bir distopya hâline getirebilir. Demem o ki diğer distopyalarda olduğu gibi Cesur Yeni Dünya'da da "Seks" kavramıyla bol bol karşılaşıyoruz. Seks distopyalarda ayrıca ön plana çıkan bir olgu. Sanırım bu da insanların üreme alışkanlıklarının gelecekte nasıl olacağı merakından kaynaklanıyor. Bana sorarsanız Cesur Yeni Dünya birçok iyi yönü ve birçok kötü yönü içerisinde barındırıyor. Bakalım insanoğlu gelecekte hangi yönden ilerleyecek. Herkese tavsiye ederim.