• Hepimiz, içimizde bir kutu kibritle doğarız. Ama tek başımıza bunu yakamayız. Oksijene ve mum alevine ihtiyacımız vardır. Örneğin, oksijen sevdiğimiz insanın nefesinden gelebilir. Mum aleviyse güzel bir yemek, müzik ya da güzel sözlerdir. Bunlardan biri parlamaya neden olur ve içimizdeki kibritlerden birini yakar. Bir an yoğun bir heyecan hissederiz. İçimize çok hoş bir sıcaklık yayılır. Bu sıcaklık zamanla yavaş yavaş yok olur. Sonra yeni bir parlama olur ve içimizde bir kibrit daha yanar.
    Bu duyguyu yaşamak isteyen herkes, kendi içindeki patlayıcıları keşfetmek zorundadır.
    Bir kişi eğer kendi tutuşturucularını keşfedemezse içindeki kibritler nemlenir, hiçbir şekilde yanmaz olur.
  • "Nerede bir fidan görürseniz, onu hemen sökün!' Emir böyle miydi? Eller fidanların boynunu sıktığına göre böyleydi. İki bin fidanı söküp kaçmışlardı. Konya'nın Çeltik ilçesinde yapımı sürdürülen gölet çevresine, kısa bir süre önce dikilen, iki bin kavak ve söğut fidanının tamamının, kimliği belirsiz kişilerce söküldüğünü bildiren gazeteler, haberi eksik yazmışlardı. İki bin fidanı sökenlerin kimliği belirsiz değil, belirliydi. Onlar, oksijene, suya ve toprağa ihtiyacı olmayan 'Zombiler'di. Fidanların bir kısmı götürülmüş, diğerleriyse sökülüp bulunduğu yere bırakılmıştı. Yaşayan ölüler, yani 'Zombiler,' fidanların dibine bir de not bırakmışlardı: 'Oksijene ihtiyacımız yok!"
    A. Ali Ural
    Sayfa 28 - Şule Yayınları, 18.baskı, 2018.
  • "Büyükannemin ilginç bir teorisi vardı: Hepimiz, içimizde bir Kutu kibritle doğarız. Ama tek başımıza bunu yakamayız. Deneyde görüldüğü gibi oksijene ve mum alevine ihtiyacımız vardır. Örneğin, oksijen, sevdiğiniz insanın nefesinden gelebilir. Mum alevi ise güzel bir yemek, müzik, okşamalar yada güzel sözlerdir. Bunlardan biri parlamaya neden olur ve içimizde ki kibritlerden birini yakar. Bir an yoğun bir heyecan hissederiz. İçimizde çok hoş bir sıcaklık yayılır. Bu sıcak zamanla yavaş yavaş yok olur. Sonra yeni bir parlama olur ve içimizde bir kibrit daha yanar. Bu duyguyu yaşamak isteyen herkes, kendi içindeki park patlayıcıları keşfetmek zorundadır. Bunlar yanarak ruhumuzun beslenmesine yardımcı olur. Yani başka türlü söylersek, bu yanma ruhunuza enerji verir. Bir kişi kendi tutuşturucularını zaman içinde keşfedemezse, içindeki kibritler nemlenir, hiçbir şekilde yanmaz olur.
    O zaman ruhumuz bedenimiz de terk eder. Karanlıkların içinde el yordamıyla boş yere kendisine besin arar. Ona besin sağlayacak tek kaynağının terk ettiği, soğutan titriyorum o vücutta olduğunu bilmez."