SADECE YETİŞKİNLERİN OKUMASI GEREKEN BİR KİTAP
Öncelikle belirttiğim gibi herkesin okuyabileceği tarzda bir kitap değildi.Çok sarsıcı,bazen nutkumun tutulduğu,bazen gözümün dolduğu,bazen korktuğum bir eser.Yazarın daha evvel "Çocuk Yasası" kitabını okuyup çok beğenmiştim.Bu da Türkçe'ye çevrilen son romanlarından.
"Umut bağlanmış dinsel arzuydu,bilimin kutsal kasesiydi.Gerçeğe dönüştürülmüş bir yaratılış efsanesi için,kendimize beslediğimiz sevginin ifadesi olan muazzam bir iş için beklediğimiz tutkular aşırı da oluyordu,düşük de."
Gene giriş cümlesiyle başlamak istedim yorumuma.
İnsanoğlu kendi ne kadar yüce görüyor, kendini tüm canlıların üstünde tutup kibrinden dünyaya verdiği zararın farkında olmuyor değil mi ?Kendi yaratılışının ne kadar muazzam bir şekilde Allah tarafından var olduğunu unutup sanki her şeyi kendi başarmış gibi "insan beynini" taklit etmeye çalışıp hatta üstüne gerçek insandan daha iyisini, daha erdemlisini yaptığını varsaymak ne kadar korkutucu değil mi?Olay 1980lerin Londra'sında geçiyor.Tarih eski gibi ama yaşanılanlar bugünle tıpatıp aynı.Zaten yazarın da yenilerde kaleme aldığı bir eser.Charlie'nin yapay zekaya merakı ve araştırmaları ile kendisine bir "Adem" almasıyla başlıyor hikâyemiz.Bir de "Havva" lar var tabi.Bu A'lar ve H'ler çok da uzağımızda değiller aslında düşünürsek bir bakıma hayatımızdalar.Charlie'nin Miranda'ya aşkındaki kararlarında olsun,Miranda'nın geçmişinde yaşadığı olumsuz durumlarda olsun sanki A'nın gerçek bir şahsiyetmişçesine olayların göbeğinde olması bana göre çok korkutucu.Bir yanda böylesi gelişmiş bir teknoloji düzeyi varken diğer tarafta İngiltere'nin ortasında yaşanan sadece üçüncü dünya ülkerinde değil de aslında tüm dünyada var olan kötülükler..."Cinsel
Sıradan şeyler konfor haline geldi.En yavan besin,bir dilim kızarmış ekmek,yitirmediği sıcaklığında bize gündelik yaşamı vaat ediyordu-o günü atlatırdık.