• Arkadaşlar ben bir etkinlik başlatmak istedim.Bu yüzden duyarlı arkadaşlar iletiyi paylaşırsa çok sevinirim :)
    Türkiye'de okuma seviyesi çok da yüksek değil malumunuz. Bu yüzden çocukluktan itibaren okuma sevgisini aşılamak amacı ile gönlümüzden koptuğu kadar,maddi imkanlarımız el verdiğince çocukların seviyesinde kitaplar alıp çocuklarımızla paylaşalım diye düşündüm.İster tanıdığınızın çocuğu olur isterseniz sokakta gördüğünüz herhangi bir çocuk.Güzel bir şeye vesile olma sevincini hep birlikte paylaşalım :) Umarım siz de katılım gösterirsiniz :)
    https://i.hizliresim.com/9NZpb3.jpg
    https://i.hizliresim.com/j6bp9m.jpg
  • Öncelikle şu husus göz önünde bulundurulmalı ki sonradan kimse üzülmesin: Kitap, başlangıç seviyesi için kesinlikle uygun değildir ve yanlış bir başlangıç olacaktır. Tavsiyem, kitabın kapsadığı konular hakkında 2-3 kitap veya eşdeğerinde yazı okumaktır. Gerek anlaşılır yazıları gerek de okuma listeleri ile şu site (https://evrimagaci.org) alanında en iyisidir. Ayrıca, şu da (https://www.evrimselantropoloji.org) Türkçe kaynak olarak uygundur.

    Kitabın ana mesajı, son zamanlarda bilim camiasında popülerleşen gen kökenli evrim anlayışının (ör. Richard Dawkins) eleştirisidir. Jablonka ve Lamb ikilisi, evrimin nasıl gerçekleştiğinin cevabına, genler haricinde, çevreyi ve başlıkta adı geçen diğer sistemlerin de katılmasının elzem olduğunu bildirmektedir.

    Kitap oldukça kapsamlı, örneklerle donatılmış(fakat hâlâ çalışmaların kesin sonuç için yetersiz olduğu kanısındalar) ve kaynakçasıyla göz doldurmaktadır.

    Yazının dili, açık konuşmak gerekirse, metodolojisi gereği biraz ağırdır fakat anlaşılır.
  • Ülkece Kitap Okuma Oranları

    Hindistan: Ortalama bir Hintli haftada 10-11 saat arası kitap okuyor.

    Yıllardır kitap okuma oranında zirveyi kimseciklere bırakmayan Hintliler ekonomik ve bilimsel anlamda bunun karşılığını almışlar diyebiliriz. Bugün Dünya’nın en büyük markalarında çalışan mühendis ve yöneticiler genelde Hindistan kökenlidir. İki binden fazla üniversitenin bulunduğu ülkeden onlarca ünlü matematikçi çıkmış ve yüzlerce yeni formül ve teorem üretilmiştir. Nobel ödüllerine bakıldığında da Hindistan’ın okuma oranının bilim seviyesini etkilediği oldukça net biçimde görülebilir.

    Çin: Ortalama bir Çinli haftada 10 saate yakın kitap okumaktadır. Bilime yaptığı yatırımlar, girişimcileri desteklemesiyle sanayi anlamında büyüme yakalayan ve markalar yaratmaya başlayan Çin,büyümesini ve gelişmesini yalnızca bunlara borçlu değil. Nitelikli iş gücünün de bu gelişimde büyük bir paya sahip olduğu göze çarpıyor.

    Global Ortalama: Ülkelere göre kitap okuma oranları 2018 araştırmasına göre haftalık ortalama kitap okuma süresi 6 saat 50 dakika olarak tespit edildi. Avrupa Birliği üyesi ülkeler genel itibariyle Dünya ortalamasının üzerinde kalırken Afrika ülkeleri çok gerilerde yer aldı.

    Güney Afrika Cumhuriyeti: Afrika kıtasının en gelişmiş ülkesi olan Güney Afrika Cumhuriyeti kitap okuma oranı ve okuma süresi açısından da Afrika ülkelerine fark atıyor. Haftalık 6 saat 30 dakikalık okuma süresiyle Dünya ortalamasına oldukça yakın.

    Türkiye: Ülkemizde yetişkin bir bireyin haftalık kitap okumaya ayırdığı süre 5 saatin biraz üzerinde. Dünya ortalamasının altında kalmak ve listede ortalarda bir yer bulmak bizler için oldukça üzücü bir durum. Gelecek kuşakların bu durumu tersine çevirebileceğini umuyoruz.

    Japonya: Listede en üstlerde yer alması beklenen Japonya ise bizi şaşırtıyor. Çalışkanlığıyla bilinen Japonlar haftada yalnızca 4 saatini kitap okumaya ayırıyor. Kitap okuma oranı ve gelişmişlik seviyesi karşılaştırıldığında aykırı olan tek ülke desek abartmış olmayız. Peki bu durumun sebebi nedir? Tercihiniyap.net ekibi olarak sorunun sebebini kısa bir araştırmayla bulduk. Erken yaşta teknolojiyle tanışan Japon gençleri kitap okumayı sevmiyor. Araştırmalarını internet üzerinden yapan, dijital teknolojiye fazlasıyla adapte olan gençlik okuyor ancak kitap okumuyor.

    Genel itibariyle kitap okuyan ülkeler diğer ülkelere göre bilim, ekonomi, teknoloji gibi açılardan daha gelişmiştir tezi pekte yanlış değil ancak eldeki veriler gösteriyor ki kitap okumak tek kriter değil. Kuşkusuz bunda sosyal medya, arama motorları ve bilgi devriminin etkisi çok büyük rol oynuyor.
  • Bilinen kesin bir şey varsa o da toplumdaki eğitim seviyesi yükseldikçe suç oranının düştüğüdür.
    Aşırı uç bir durum olarak da hiç eğitimsiz ve okuma yazma bilmeyen gruplarda suç oranı, eğitimlilerden de düşük bulunmuştur.

    *Suçun önemli bir kaynağı yetersiz eğitimdir.
  • Sosyolojiye meraklı, hayreti bol, merak etmiyor olsa bile asgari düzeyde bilgiye sahip olmaya hevesli olanlar için sosyolojik temel okuma listesidir. Helaldir.

    Sosyolojik Kuramın Temelleri

    Emile Durkheim
    İntihar
    Sosyolojik Yöntemin Kuralları
    Dinsel Yaşamın İlk(el) Biçimleri
    Sosyoloji Dersleri

    Max Weber
    Protestan Ahlâkı ve Kapitalizmin Ruhu
    Sosyoloji Yazıları, İletişim Yayınları

    Karl Marx
    Komünist Manifesto
    1844 Elyazmaları
    Louis Bonaparte’ın 18 Brumaire’i
    Kapital, Yordam Yayınları baskısı

    C Wright Mills
    Sosyolojik Tahayyül, Hil Yayınları

    Erving Goffman
    Günlük Yaşamda Benliğin Sunumu, Metis
    Damga, Heretik
    Tımarhaneler, Heretik

    Karl Polanyi
    Büyük Dönüşüm, İletişim

    David Harvey
    Postmodernliğin Durumu, Metis
    Sermayenin Sınırları [yüksek lisans seviyesi], Yazılama
    Sosyal Adalet ve Şehir, Metis
    Marx’ın Kapitali için Kılavuz, Metis

    Herbert Marcuse
    Tek Boyutlu İnsan, May Yayınları [sahaflardan bulunabilir] Özgürlük Üzerine Bir Deneme, Ayrıntı

    Pierre Bourdieu
    Ayrım, Heretik
    Sosyoloji Meseleleleri, Heretik

    Henri Lefebvre
    Diyalektik Materyalizm, Kanat Kitap
    Şehir Hakkı, Sel [aynı zamanda kentçilik] Kentsel Devrim, Sel [aynı zamanda kentçilik]

    Walter Benjamin
    Pasajlar, YKY
    Brecht’i Anlamak, Metis

    Theodor Adorno
    Minima Moralia, Metis

    Max Horkheimer
    Akıl Tutulması

    Norbert Elias
    Uygarlık Süreci I, İletişim

    Louis Althusser
    İdeoloji ve Devletin İdeolojik Aygıtları, İthaki
    Tarih/Tarihsel Sosyoloji

    Halil İnalcık
    Devlet-i Aliyye I-II-III

    Eric Hobsbawm
    Devrim Çağı
    Sermaye Çağı
    İmparatorluk Çağı
    Kısa 20. Yüzyıl-Aşırılıklar Çağı

    Immanuel Wallerstein
    Dünya Sistemleri Analizi, BGST
    Modern Dünya Sistemi I-II-III-IV
    Sistem Karşıtı Hareketler (Terence Hopkins ve Giovanni Arrighi’yle)

    Marc Bloch
    Tarih Savunusu veya Tarihçilik Mesleği
    Feodal Toplum

    Henri Pirenne
    Ortaçağ Kentleri, İletişim
    Ortaçağ Avrupa’sının Ekonomik ve Sosyal Tarihi

    David Harvey
    Neoliberalizmin Kısa Tarihi

    Barrington Moore, Jr.
    Diktatörlüğün ve Demokrasinin Toplumsal Temelleri, İmge

    Giovanni Arrighi
    Uzun Yirminci Yüzyıl, İmge
    Adam Smith Pekin’de, Yordam
    Biyografi
    Karl Marx, Francis Wheen, E Yayınları
    Lenin: Tarihi Yazanlar ve Yapanlar, Edmund Wilson, İthaki Yayınları
    Heidegger’in Çocukları, Richard Wolin, Paradigma Yayınları
    Moskova Günlüğü, Walter Benjamin, Metis
    Gelecek Uzun Sürer, Louis Althusser, Can/Bilgesu?

    Türkiye Üzerine
    Ziya Gökalp, Türkçülüğün Esasları, Ötüken
    Ziya Gökalp, Türkleşmek, İslamlaşmak, Muasırlaşmak, Ötüken
    Doğan Avcıoğlu, Türkiye’nin Düzeni, Kırmızı Kedi?
    Hilmi Ziya Ülken, Türkiye’de Çağdaş Düşünce Tarihi, İş Bankası
    Tanıl Bora, Sol, Sinizm, Pragmatizm, İletişim
    Tanıl Bora-Kemal Can, Devlet ve Kuzgun – 1990’lardan 2000’lere MHP, İletişim
    Demet Ş. Dinler, İşçinin Varlık Problemi, Metis [Metodoloji] Şerif Mardin, Türk Modernleşmesi, İletişim
    Şerif Mardin, Din ve İdeoloji, İletişim
    Şerif Mardin, Türkiye’de Toplum ve Siyaset, İletişim
    Cemil Meriç, Bu Ülke, İletişim
    Cemil Meriç, Işık Doğudan Gelir, İletişim
    Korkut Boratav, Türkiye İktisat Tarihi, İmge
    Korkut Boratav, Tarımsal Yapılar ve Kapitalizm, İmge
    Çağlar Keyder, Türkiye’de Devlet ve Sınıflar, İletişim
    Çağlar Keyder, Emperyalizm, Azgelişmişlik ve Türkiye, İletişim [sahaflardan bulunabilir] Muzaffer İlhan Erdost, Kapitalizm ve Tarım, Onur/Sol Yayınları
    Ayşe Buğra, Devlet ve İşadamları, İletişim
    Suavi Aydın, Türkiye Tarihi, 1960’tan Günümüze, İletişim

    Kentçilik/Şehircilik
    Çağlar Keyder, ed., İstanbul: Küreselden Yerele, İletişim
    David Harvey, Paris: Modernitenin Başkenti, Sel [bkz. Kuram kısmı] David Harvey, Umut Mekânları, Metis
    Marshall Berman, Katı Olan Herşey Buharlaşıyor, Metis
    Ruşen Keleş, Kentleşme Politikası, İmge
    Robert Park-Ernest Burgess, Şehir, Heretik
    Jane Jacobs, Büyük Amerikan Şehirlerinin Ölümü ve Yaşamı, Metis
    Tanıl Bora, ed., İnşaat Ya Resullullah, İletişim
  • Aristoteles adını duyduk mu aklıma felsefe gelir. Birçok insan içinde öyledir. Bu kitabında ise felsefeden ziyade Atina Devletinden, yönetim şeklinden, yaşanan olaylardan, demokratikleşme süreci gibi şeylerden bahsediyor. Tarihsel bilgilendirici bir nitelik taşıyor. Yalnız Yunan tarihini pek bilmediğim için biraz üstün körü okuma oldu gibi. Hiç duymadığım isimler, yer adları ve birçok kelime var.

    Kitabı nerden aldığımı nasıl elime geçtiğini hatırlamıyorum. Bir gazete eki olarak verilmiş. Ama eski bir basım olduğu belli. Birçok ismi ve olayı bilmediğim için araştırarak okudum. 100 sayfalık bir eser olmasına rağmen beni bu sebeple oyaladı. Atinalıların tarihini de biraz öğrenmiş oldum.

    Kitabın başında ilk başlarda başa gelen Solondan bahsediyor. Demokratikleşme yolunda ilk adımı atmış. Halkı köle durumundan kurtarmış. Sonrasında ise keyif yapmak varken ülkenin geleceği için onların düşmanı olmayı göze almış. Yasalar çıkarmış. Yasaların kalıcı olması için de ticaret amacıyla mısıra gittiği anlatılıyor. Solonun ardından bir süre sonra Peisistratos geldi. Ülkeden kovuldu. Tekrar geldi. Tekrar gitti derken en son asker toplayıp savaşıyor ve kazanıyor. Ülkeyi yasalara uyan bir yurttaş gibi yönettiği anlatılıyor. Her iki yanda onu ister hale geliyor. Oğulları başa geçtiğinde işler değişmiş. Ondan sonra da birçok yönetici gelip geçiyor. Belli dilimlerde belli başlı bir yönetici değil de meclis tarafından yönetilmiş.

    Atina devletine baktığımızda halkın içinde çeşitli sınıflar olduğunu, bazı sınıfların neredeyse hiç bir şeye hakları olmadığını görüyoruz. Solon bunu değiştirmiştir. Alt tabakada olan bir işçi gerekli şartları sağladığında çiftçi konumuna yükselebiliyormuş mesela. Günümüzdeki yönetim şekli ve yasa o dönemlerde ortaya çıkmış. Mesela 18 yaşına gelenler delikanlı olarak isim alıyorlar ve 2 yıl boyunca askeri eğitim görüp, askerlik yapıyorlar. Ardından normal bir yurttaş olabiliyorlar. Seçim yaşları önceleri 40, 30 gibi olurken zaman geçtikçe düşmüştür. Mecliste konuşulan konular, yapılan oylamalar, adalet sistemi anlatılmıştır.

    Ülkenin refah seviyesi yönetici liderin başarılı olmasıyla doğru orantılıdır. Meclis kabilelerden seçilen insanlardan oluşuyor. İlk başta 4e bölünen kabilelerin sayısı da zamanla çoğalmıştır. Atinalılar ay yılını kullanmışlardır.

    Yöneticilere tyrannos deniliyordu. Kleisthenes başa geçtikten sonra Atina demokrasi ile yönetilmeye başlar. Solon ile temelleri atılan demokrasi artık yaşanabilir duruma gelmiştir.
    Bundan sonra daha birçok isim geçiyor. Çoğunu hatırlayamıyorum. Çünkü okurken bile beni zorlayan cinste isimler vardı. Devletin yönetimi bazen gevşiyor. Bazen refaha ulaşıyor. Hep bir iniş çıkışlar var.
  • Gerçekten çok başarılı hazırlanmış bir kitap. Özellikle seviye belirlemesi çok yerinde. Arkasında yer alan sözlük, kitabın seviyesi ile çok uyuşuyor. Sizde kendi ingilizce seviyenize göre bu seriden kitap seçip okuaybilirsiniz. Ancak tavsiyem, öncelikle tahmin ettiğimizden bir alt seviye kademeyi seçip bu serideki kendi dil seviyenizi belirledikten sonra o kategoride okumaya devam etmeniz.
    Hamlet için ise gayet iyi çevrildiğini ve keyifli bir okuma imkanı sunduğunu söyleyebilirim.