• 82 syf.
    ·Puan vermedi
    "Kelimelerin sesi duyduğum en güzel sesti..."demiş Aslı Özgür ..ne güzel söylemiş.
    İki bölümden oluşan şiir kitabını okurken kılavuz yaptım kendime bu cümleyi, duyarak okumaya çalıştım tüm şiirleri ve kısa sözleri
    İlk bölüm şiirlerden, ikinci bölüm ise yüreğinize dokunacak kısa ama anlam dolu, duygu dolu sözlerden oluşuyor.
    Şiir yolculukları özel ve kişisel yolculuklardır. Onun için ne desem biraz eksik kalır.
    Kelimelerin sesini duymayı sevenler bu şiirleri okumadan geçmeyin diyorum.
  • 180 syf.
    ·8 günde·Beğendi·Puan vermedi
    Ahmet Mithat Efendi'nin aklımızdaki soruları sorması ve sonra tekrardan cevap vermesi samimi bir dil oluşturmuş. Ahmet Mithat Efendi nasihatlerini söylemeden önce karakter üzerinden giderek durumu anlatıyor ve sonra da başlıyor, böyle böyle olursa böyle böyle olur, işte bu halde buna benziyor gibi. Kitabın dili kesinlikle ağır ve sıkıcı değil o yönden içiniz rahat olsun. Keyif alarak okuyacağınızı düşünüyorum. Edebiyat çalışırken sürekli karşılaştığımız bu eseri okumadan geçmeyin :)
  • 430 syf.
    ·4 günde·Beğendi·7/10
    Yine bana hüsran yine bana hasret var.
    Sanırsam ya doğru kitabı bulamıyorum ya da aldığım kitaplar beni etkileyemiyor.
    Anlam veremiyorum ama uzun süredir bir kitabı bitsin artık diye bekledim resmen.
    İlk başlarında muhteşem bir giriş yapan ama sonuna yaklaşırken tekrardan son 100 sayfası olmasaymış dediğim bir khaled kitabı. Evet hikaye çok güzel, anlamları çok büyük ama konunun ayrıntılar ile uzaması çabuk okumama engel oldu.
    Ben de bir sorunmu var diye düşünmeden edemiyorum.
    Leyla ve Meryem'in hayatları bir şekilde birbirlerine bağlanıyor ve büyük bir savaş veriyorlar. Erkeklerin kadınları nasıl aşşağıladıkları, kız çocuklarına karşı tiksintilerini, Allah'ın emirlerini nasıl yalnış kullandıklarını çok güzel anlatmış yazar. Uzun bir savaş dönemindeki Kabil'in Meryem'i ve Leyla'yı okumadan geçmeyin.
    Ah Meryem yüreğimi nasıl da parçaladın. Ne güzel bir fedakarlık bu...
    Raşit;hayatım da okuduğum en iğrenç, en kötü, en mide bulandırıcı bir karakterdin.
    Celil; en iğrenç babasın ve hiçbir zaman o sevgiyi haketmedin.
    Nana;keşke hep bizimle kalsaydın deli ama bir okadar iyi kalpli kadın.
    Leyla'nın ve Tarık'ın ailesi örnek bir aile olduğunuz için teşekkürler..
  • 304 syf.
    ·7 günde·Puan vermedi
    Hırs ve ihtirası arkadaş yapmışsınız kendinize ne insanı insan yapan değerler kalıyor, ne sevgi...
    Yoğun mekan ve insan tasvirlerinin yapıldığı, uzun betimlemeleri okurken kendinizi satırların arasında yaşarken bulduğunuz, klasik kitap okumanın tadının zirvelerde olduğu bir kitap.
    İstediğin çevreye, istediğin statüye ulaşmak için insan olmayı bırakıp, ne kadar kirlenmen gerektiğini, bir kirliliği etrafındakiler görmesin diye takılan maskeleri öyle güzel anlatmış ki Balzac...
    Göz önünde, güçlü, zengin ve saygın olabilmek için saplantılı duygular ile insanlığın kaç para ettiğini bazen sinirlenerek, bazen duygulanarak, canım acıyarak okudum.
    Hem farklı insan analizleri, hem de Goriot Baba'nın yürekleri burkan, ders niteliğindeki hayatını okumadan geçmeyin. Sevgi ve saygılarımla.
  • 64 syf.
    ·Beğendi·Puan vermedi
    #IrvinYalom bir psikiyatrist. Stanford Üniversitesinde halen çalışıyor. Bu kitabı 2000 yılında kendisine yılın psikiyatrisi ödülü verildiğinde yaptığı bir konuşmayı içeriyor. O nedenle çok akıcı bir solukta okuyabilirsiniz. Varoluşçu Psikoterapi kitabı okumadan bu ince kitaba geçmeyin derim. Önce tanımak gerek. Ben yıllar önce okumuştum ama tekrar okuyacağım kitaplar arasında.
    Bu kitapta diye başlarsam yazacak çok şey var en iyisi kendiniz okuyun ve antitezlerinizi siz üretin.
    #okuduğunkitabıpaylaş
    #bilgiylekalın
    #kitapsızkalmayın
    #Allahkitabınızıversin
    #dinvepsikiyatri
    #IrvinDYalom
  • 358 syf.
    ·11 günde·Beğendi·10/10
    Harika bir başyapıt okumanın keyfi. Türk Edebiyatının öncülerinden biri olan, Saatleri Ayarlama Enstitüsü’nü okumadan geçmeyin bu hayatı...
    Zaman zaman ağır dille yazılan satırlar, zaman zaman kahkaha attıran durumlar. Eşsiz bir harman. Eski kelimeleri araştırmak da ayrıca keyifli idi. Çünkü kitabın özellikle ilk bölümünde eski kelimeler oldukça fazla. Bir sözlük ile bu durumu keyifle ve heyecanla aşabilirsiniz. Ve sayfalara, dile alışınca kitap su gibi akıp, gidiyor. Okurken çok mutlu olduğum ender kitaplardan biri oldu, Saatleri Ayarlama Enstitüsü. Büyük olasılıkla da ilerleyen yıllarda yeniden okuyacağım.
    Hayri İrdal... Halit Ayarcı... Birbirine zıt, hem de her anlamda, karakterlerin muhteşem hikayesi. Hayri İrdal ne kadar pasif ve durgun ise Halit Ayarcı bir o kadar aktif ve hareketli. Biri bir çizginin olumsuz tarafı, diğeri olumlu. Biri hep negatif diğeri pozitif. Fakat bu iki karakter harika bir harman ile karışıyor ve çok güzel bir hikaye ortaya çıkıyor. Toplumsal eleştiriler, başarı paylaşımları tatlı hicivler ile süslenerek okuyucuya sunuluyor...
    Türk Edebiyatının usta kalemlerinden Ahmet Hamdi Tanpınar... Kesinlikle Türk Edebiyatı için böyle bir usta kaleme sahip olmak onur verici.
    Geçmişe duyulan özlemi, ki hepimiz geçmişimizi zaman zaman özleriz, çok güzel anlatmış ve daha da ötesi yaşatmış. Kitap çok karışık duyguları sunuyor, tam olarak anlatması güç ama kesinlikle okunulası ve okutulması gereken bir başyapıt olduğu düşüncesindeyim. Şu var ki okuduğum ilk kitabı ile kendisine hayran kaldığım Ahmet Hamdi Tanpınar külliyatını tamamlayacak ve hepsini okuyacağım...
    ALINTILAR;
    ⏰ ”Ne garip mahluklarız. Hepimiz ömrümüzün kısalığından şikayet ederiz; fakat gün denen şeyi bir an evvel ve farkına varmadan harcamak için neler yapmayız.”
    ⏰ "En iyisi düşünmemekti. Kaçmaktı. Kendi içime kaçmak. Fakat bir içim var mıydı? Hatta ben var mıydım? Ben dediğim şey; bir yığın ihtiyaç, azap ve korku idi."
    ⏰ "Hayat benim için iki eli cebinde uydurulan bir masaldı.”
    ⏰” Belki burada bütün insanlıkla birleşiyorum. Hepimiz kendi masallarımızın kurbanlarıyız.”
    Herkese keyifli okumalar kitapsever güzel insanlar..
  • 223 syf.
    ·4 günde·Puan vermedi
    Francis Bacon'un (1561-1626) yaşadığı dönem gözlemlerinden ve kendi hayat tecrübelerinden yola çıkarak yazdığı denemelerini ay boyunca diğer okumalarıma ek olarak okudum. Ellinin üzerinde hemen hemen her konu ile ilgili yazdığı denemelerde, satırlarda yoculuk yapmak çok keyifliydi. Yıllar öncesinden gelen satırlarda, o dönemin bakış açısını okumak, satırlarda gezerken kendi fikrimi de söyleme ihtiyacı hissetmem, bazı yerlerde ara verip düşünmek için vakit ayırmam , kitabı verimli bir şekilde bitirmeme sebep oldu.
    Özellikle pek çok yerde yazarın Türklere karşı bakış açısını görmek, din ile ilgili konularda İslam inancıyla ilgili fikirlerini okumak ayrı dikkatimi çekti. Bazı konularda denemeleri okurken fikir ayrılığına düşsemde o dönemden bugüne gelen fikirleri okumak, bugünün anlayamadığım bakış açılarının temelinin nasıl oluştuğunu, hangi olayların etkili olduğunu görmek açısından çok keyifliydi.
    Düşünce, deneme, felsefe kitapları okumayı seviyorsanız bu kitabı okumadan geçmeyin diyorum. Sonsuz sevgi ve saygılarımla.


    " Tıpkı acımak bilmez bir ulus olmakla birlikte, hayvanlara iyi davranan, köpeklere kuşlara yem dağıtan Türkler de görüldüğü gibi. (Sayfa:64)
    "Kendi çıkarına düşkünlük , her yönüyle aşağılık bir şeydir."(sayfa : 105)