İrem Yıldırım, bir alıntı ekledi.
33 dk. · Kitabı okuyor

Sevdiğim kitapları yeniden okumak,sözcükler, dünyayı sözcüklere çevirerek algılamak.

Tezer Özlü'den Leyla Erbil'e Mektuplar, Leyla ErbilTezer Özlü'den Leyla Erbil'e Mektuplar, Leyla Erbil
Hasret, Nietzsche ve Babaannem'i inceledi.
 43 dk. · Kitabı okudu · 15 günde

En uzun sürede okuduğum kitaptı diyebilirim. Kitaba başladığım zamanlar yaşadığım şeylerden dolayı araya uzun bir zaman girdiği için bende kitaba yeniden başlamıştım. Velhasılı kitapla ilgili incelememi yapacak olursam kitabı çok beğendim. Ulusoy çok güzel konuları ele almış. Nietzsche ve Babaannem kitabında Ulusoy Nietzsche ve Babaannesinden sadece bir bölüm bahsetmiş
Lakin bir bölüm olmasına rağmen güzeldi. Nietzsche ve Babaannesini karşılaştırılmıştı. Diğer bölümlerde ise yazar psikoloji ile ilgilendiği için daha çok psikoloji üzerinden yazmış. Bir bölümünde Raymond'dan bahsediyordu. Raymond'un hikayesi çok hoşuma gitti. Ulusoy'un bunu ele alma şekli de çok güzeldi. Ulusoy'un psikolojiyle ilgilenmesi ve benimde ilerde psikolog olmak istemem bu kitabı okumamda ki en büyük nedendi diyebilirim. Kendi alanımla ilgilenen başka bir kişinin görüşlerini okumak hemde böyle güzel bir uslüple okumak çok zevkliydi.
Bence okumalısınız :))
Bitti bitti:)

Doğa, bir alıntı ekledi.
2 saat önce · Kitabı okuyor

“Tanrı, herkesin izlemesi gereken yolu yeryüzüne çizmiştir, yazmıştır. Senin yapman gereken, senin için yazdıklarını okumak yalnızca.”

Simyacı, Paulo CoelhoSimyacı, Paulo Coelho
Nuray Durmuş, Baba'yı inceledi.
3 saat önce · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Mario Puzo, Baba'dan önce yazdıkları geniş kitlelere ulaşamadığı için maddi sıkıntılar yaşamış. Puzo, tüm varını yoğunu ortaya koyup Baba'yı yazınca büyük başarı elde etmiş ve kitabı tüm dünyada bestseller olup bir de üstüne filmi çekilince bu başarısı katlanarak artmış.
Kitabı geçen yıl almıştım. Önceden filmini izlediğim için mi bilmiyorum sürekli öteledim kitabı. Uzun zaman kitaplığımda tuttuktan sonra nihayet raftan indirdim. Kitaba başlayınca da tüm o ötelemelerden pişman oldum...
Kitap, Sicilya'dan Amerika'ya yerleşmiş ve orada kendine ait güçlü bir imparatorluk kurmuş bir aileyi anlatmakta. Her ne kadar kitap Mafya yaşantısını anlatıyor gibi görünse de bana göre aile ilişkilerinin ön planda tutulduğu bir eserdi. Hem dilin akıcılığından hem de ifade kullanımlarındaki zenginlikten memnuniyet duyarak okuduğum bir kitaptı. Dolu dolu bir dünya var kitapta. Herkese bir yerinden dokunacak bir dünya bu. İntikam, cinayet, aşk, polis ve suç konularının bu kadar iyi işlendiği bir kitap görmedim. Beni benden aldı okurken. Hani dünya dönüp durur ve siz döndüğünü hissetmezsiniz ya işte ben de kitabı her elime alışımda dünya durdu sanki. Elime aralıklarla aldım kitabı belki ama her alışımda okuma hazzını en üst seviyelerde yaşadım.
Bu kitapta ihaneti, ölümü, intikamı ve karakterlerimizin unutulmaz öykülerine şahit oluyoruz. Karakterlerinizin kalbinden geçen duyguların hepsi tüm çıplaklığıyla satırlarda. Karakter sanki kanlı canlı. Onlarla birlikte gezip, gülüp ağlıyor acılarını ta içimizde hissediyoruz. Kitabı okurken bazen öyle cümlelere denk geliyoruz ki üzerine kafa yorarken buluyoruz kendimizi. İnsanın kafasını yormayan fakat insana kafa yorduran kitaplar hep olsa...
Kitap bitti ama bir dostumu uzun bir yolculuğa uğurlamışım gibi bir his var üzerimde. Özlenecek ve ara ara okumak istenecek kitaplardan. Şiddetle tavsiyemdir!

Günaydınlar
“iyi kitaplar okumak, geçmiş yüzyılların en iyi insanlarıyla sohbet etmek gibidir.”

~ René Descartes~

Melih, Fitness Hakkında Doğru Bilinen Yanlışlar'ı inceledi.
 6 saat önce · Kitabı okudu · 14 günde · Beğendi · 10/10 puan

Çok beğendiğim ve çevremde spora ilgisi olan herkese önerdiğim kitap. Keşke spora ilgisi olmadığı halde, kendinde,yanlış bilgileriyle, spor yapanlara diledikleri gibi eleştiri yapma hakkı bulanlar da okuyabilse.

Sosyal medyada bilimle ilgili paylaşımları olan bir grubu takip etmekteyim. Yaklaşık 2 yıl önce bir paylaşımda bulundu. Paylaşımın içeriğindeki çizimde; bir tarafta beyni küçük çizilmiş spor yapmış kas kütlesi kazanmış bir birey, diğer tarafta etrafında kitaplar olan, kafatasını tamamen dolduran ve kıvrımları daha belirgin çizilmiş ışık saçan bir birey. Açıkça spor yapanların aptal olduklarını ima eden bir görsel.Paylaşımın altında binlerce beğeni ve yüzlerce yorum: "saatlerinizi vücut geliştirmeye harcayacağınıza biraz da kitap okuyun, aptalların uğraşacağı bir şey, kız tavlamak için yapıyorlar,protein tozu içip dev gibi oluyorlar..."
Çoğu bilgisizce yapılmış yorumlardı. Kulaktan dolma bilgilerle de söylediklerini desteklemeye çalışıyorlardı.
Spor yapan tüm bireylerin kitap okumadığı gibi dev bir yanılgı var. Halbuki spor yaparak geçirdiğiniz süre(bunu iş olarak yapmayan bireylerde) tahminen ortalama haftada 3-4 gün, günde 1-1,5 saat(vücut geliştirme için konuşursak). Yani kitap okumak için de yeterince zaman var.
Kız tavlamak için yapmak kişinin tercihi. Karşı cinse güzel görünmeyi istemekte yanlış bir şey görmüyorum. Kadınların büyük çoğunluğu hipergamiktir. Kendisinden daha uzun boylu daha iri erkekleri daha çok beğenirler. Makyaj yapan kadınlar da güzel görünmek ister, ki makyaj yapan kadınların karşısında bu erkeklere laf söylemek, kadınlara makyaj yaparak güzel görünmeye çalışıyorsun, bizi kandırıyorsun demekten daha kolay sanırım. İsteyen makyaj yapar, isteyen vücut geliştirme. Durumu cinsiyetçiliğe indirgemek de yanlış. Kadınlar spor yapmıyormuş gibi bir durum oluşturmayalım durduk yere.
Protein tozu konusuna gelirsek. Peynir altı suyunun mikrofiltreleme yöntemiyle toz haline getirilmiş halidir. Şu an piyasada köşebaşında bir markette bulabileceğiniz antibiyotik verilmiş bir tavuktan daha az zararlıdır muhtemelen. İnsanlar protein tozu ek gıdasını, steroidlerle (testosteron, büyüme hormonu vb.) karıştırırlar ve bilgilerini sınamadan istedikleri gibi fikir beyan etmekten hiç çekinmezler.
Sosyal medyadaki o paylaşımda, bilimle ilgilenen bilgiye değer veren, kendilerini ışık saçan bireyler olarak gören insanlar doğru olduğunu düşündükleri yanlışları savunarak çok bilgili oldukları konusunda kendilerini tatmin etmişlerdi.
Yalnızca bu paylaşımdan yola çıkarak daha pek çok çıkarım yapılabilir.

Anlattıklarımın kitapla bağlantısına gelirsek; Serkan Yimsel: fitness eğitmeni, beslenme danışmanı, düzeltici egzersiz uzmanı. Yani kendisi bilirkişi. 15 yılı geçkin fitness endüstrisi tecrübesiyle karşısına çıkan sahte kuralları, bilgi kirliliklerini sorgulayıp gerçeğe ulaşma çabasıyla bu kitabı yazmış. Sayılamayacak kadar fazla olan safsatalardan 100 tanesini seçmiş kitabı için.Her safsatayı kaynaklar göstererek yıkıyor.
Doğru bilinen yanlışlara örnek başlıklar vererek incelemeyi bitireyim:
Efasne 3: Fit insanlar daha sağlıklıdır!
Efasne 9: Yağlar kasa dönüşebilir!
Efasne 19: Acı yoksa gelişme de yok!
Efasne 36: Göbek ve kalça inceltmek için mekik çekip basenlere yönelik egzersizler yapılmalıdır!
Efasne 65: Ağırlık çalışmak boyu kısaltır!
Efasne 78: Deadlift egzersizi beli sakatlar!
Efasne 86: Hamilelikte kesinlikle ağırlık kaldırılmamalıdır!

Fatma Ay, Aşk Fırtınası 2'ı inceledi.
 10 saat önce · Kitabı okudu · 1 günde · 10/10 puan

Açıkçası çok beğendim bütün kitaplarını okuduğum ve çok sevdiğim yazarın kitabı . Aşk Fırtınası Hüzün okumak lazım İpek ve Doruk aşkını anlamak için . Birde Savaş ve Rüya ' nın dertleri ne anlamadım bir türlü . Ben de kendime şaşırıyorum akşam 6 da başladım şimdi bitirdim . :)

Hatice ayan, Kar Kurdu'yu inceledi.
11 saat önce · Kitabı okudu · 15 günde · 9/10 puan

Yazarın okuduğum ilk kitabı, takip ettiğim ve okuduğu kitapları nitelikli bulduğum arkadaşların paylasimlarinda gezinirken gözüme çarpan ve okumak için sabırsızlanıyorum dediğim kitaplardan biriydi Kar Kurdu.
Kitap yaklaşık 100-150 sayfa karmakarışık gitti benim için, karakterler çok fazla hele rus isimleri akılda tutmak... kim kimdi? Bağlantısı neydi bu karakterle? Kim kgb ? Kim ss subayı? Vs vs... içine giremedim bir türlü, fakat öyle bir yerde kişiler birleşip karşımıza çıkıyor ki sonra aksiyon filmi tadında, okurken sayfaları nasıl geçtiğinizi bile anlamıyorsunuz.
Ölümünün üzerinden uzun yıllar geçmesine rağmen hitler gibi ölümünün üzerindeki sır, sorular hala cevaplanmamış, açığa çıkmamış bir cani!!! stalinin ölümü üzerine yazılmış mükemmel bir kitap. Milyonlarca insanın hayatına malolmuş ve milyonlarcasinin da hayatını etkilemiş bir caninin gerçekten doğal yollardan olmemesini diledim kitabı okurken, gerçekten bunu bir insanın başarmış olduğunu umuyorum.
Kitabı okurken ne kadarı kurgu ne kadarı gerçek kestirmemiz mümkün değil, yazar bunu okuyucuya o kadar güzel aktarmış ki bazen kendimi google girip karakter isimlerini , yer isimlerini ararken buldum.
Tavsiye edebileceğim bir kitap, herkese keyifli okumalar diliyorum.

ENK, İki Sela Arası'ı inceledi.
11 saat önce · Kitabı okudu · 26 günde · Beğendi · 8/10 puan

Sultanların gölgesinde kalmış bir yiğit, Orhan Bey'in oğlu Süleyman Paşa...
İsmi tarih kitaplarında pek geçmese de, Orhan Bey zamanında bir çok fetihler yapmış, düşünceli, zeki ve iman dolu bir yiğit.

Kitabın başlarında okumak zor gelmişti, pek anlayarak okuduğumu düşünmüyordum. Osmanlı Devleti konusunu "Ramazan Yetgin" den dinledikten sonra, sanırım bilgilerim arttığı için, kitabı daha iyi anlamaya başladım ve açıkçası çok zevk aldım.

Tarihte bilinen kahramanlar vardır. Herkes bilir. Ama tarihte unutulan kahramanları bilmek bir ayrıcalık bence. Süleyman Paşa' yi tanıdığım için kendimi özel hissediyorum.

Nazmi Yaşar ve özellikle Ramazan Yetgin Hocamizdan Allah razı olsun. Yaptığı iyilikleri bilen bilir zaten;)