Emma'nın bitmek bilmeyen istekleri ve ihtirasları karşısında onu bekleyen son..Yazarın ilk defa bir kitabını okudum.Kitap baştan aşağı karakter analizi.Yazar cümleleriyle kitabı öyle ustaca resmediyor ki kah Emma oluyorsunuz kah Charles ya da diğerleri..Psikolojiye bile Bovary Sendromu olarak geçmiştir.Emma öylesine doyumsuz ve bencil ki onun yanında Tolstoy'un Anne Karenina'sı , Halid Ziya Uşaklıgil'in Bihter'i bile daha masum kalıyor.Kitapları okurken coğu zaman yazarının kitaptaki bir karaktere daha çok yakınlık gösterdiğini ve o karakteri kayırdığı hissine kapılırım.İlk defa Madame Bovary'i okurken yazarın taraf tutmadığını tüm gerçekliğiyle her şeyi gözler önüne serdiğini gördüm.