Karnımızı doyurmaya verdiğimiz önemi az biraz da zihnimizi doyurmak için vermeliyiz (diye düşünüyorum ben).
Kapitalist düzenin aldatmacalarından sadece biridir bu: karnınızı doyurun, başka da bir şey düşünmeyin; biz sizin yerinize düşünürüz! Ne büyük bir hezeyan... Düşünmeye fırsat verilmeyen, karın tokluğuna çalışan insanların olduğu bir düzen!
Bizler bu sistemin çarkları arasına sıkışmaktan kurtulamamış bireyler olarak çocukları en azından bu cendereden uzaklaştırma misyonunu en güzel şekilde yerine getirme sorumluluğunu taşıyoruz.
Düşünmekten ve çocukların düşünmesinden korkmayın; soran ve sorgulan çocuklar yetiştirmekten geri durmayın... Muhteşem çalışan beyinleri sınırlar koyarak daraltmayın. Bırakınız sorsunlar, bırakınız sorgulasınlar
Kitap, ebeveynlerin cevap vermekte zorlandıkları sorulardan bahsediyor. Bu tür sorular karşısında ebeveynler ve öğretmenler nasıl aksiyon almalı bu konuda yol gösteriyor. Kitapta hazır cevaplar yok şimdiden belirtmek isterim. Ancak çocuklardan gelen soruların önemi ve değeri konusunda oldukça önemli hususlardan bahsediliyor.
Anne-babalar ve öğretmenler için okunası bir kaynak niteliğinde.
Mutlu okumalar
"Düzenim bozulur, hayatım altüst olur diye endişe etme. Nereden biliyorsun hayatın altının üstünden daha iyi olmayacağını!" der Şems-i Tebrizi.
Üzülüp ah-vah ederiz çoğu zaman planladığımızın dışında gelişen olaylar için. Peki bilir miyiz ki sonrasını? Tabi ki hayır... Üzüldüğüyle kalır insan; kalmamalı bence, akışına bırakmalı... Olması gereken olur, olmaması gereken olmaz. İyiye, güzele, mutluluğa gayret edilsin yeter. Gerisi an'da yaşansın; en güzeli bence...
Kitabımızın baş kahramanı porsuk da davetsiz gelen kokarca için çok fazla içerler, düzeni bozulup altüst olacak diye dertlenir. Öyle mi olur, bilemem:)
İsteksiz de olsa bir şans vermeyi zorunlu olarak kabul eder. Sonrasında evde bazı anlaşmazlıklar da olmaz değil ancak güzel gelişmeleri de yabana atmamak gerekir. Hatta belki güzel dostluklara da kapı aralar; kim bilir:)
İki zıt karakterin birlikte yaşama deneyimlerini bu güzel kitaptan okumanızı öneririm. Seviye olarak ilkokul 4. sınıf gayet uygun görünüyor. Hikâyesi, kurgusu ve anlatımı oldukça kaliteli. Bazı bölümlerin resmedilmesi hikâyenin zihinde canlandırılması adına okuyucuya büyük katkı sağlıyor. Okuyun, ruhunuza değsin...
Mutlu okumalar