• Ey Türk Gençliği!

    Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyeti'ni, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.

    Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel senin en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahili ve harici bedhahların olacaktır. Bir gün, istiklâl ve cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şeraitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerait, çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve cumhuriyetine kasdedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri şahsi menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr-ü zaruret içinde harap ve bitap düşmüş olabilir.

    Ey Türk istikbalinin evladı! İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen, Türk İstiklâl ve Cumhuriyeti'ni kurtarmaktır!

    Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur! 
  • ÖĞRETMEN KİMDİR.....Özel bir TV kanalının yarışma programında "yazın hiç çalışmadan üç ay tatil yapan,üstelik maaş alan kıskanılan meslek gurubundakilere ne denir ? Diye bir soru soruldu.Cevap şıkkı " Öğretmenler " şeklinde verildi.
    Bunun üzerine bu yazıyı yazma ihtiyacı hissettim.
    Öğretmen, senin bir veya iki çocuğuna kural koyup sözünü dinletemediğin halde otuz çocuğa aynı anda kural koyup sözünü dinletebilendir.
    Öğretmen,senin üç aylık yaz tatilinde,zaman geçirtemediğin,sıkıntılarına çare olamadığın,okullar açılsa da rahatlasak dediğin,okullar açıldığında bayram ettiğin,çünkü çocuğunun yanında olmasından güven duyduğun kişidir.
    Öğretmen senin gezmeye dahi tedirgin olduğun yerlerde vatan ve millet için çalışan kişidir.
    Öğretmen senin ve senin gibilerin çocuklarına gün boyunca tüm sabrını tüketip evine geldiğinde kendi çocuklarına aynı sabrı gösteremeyen kişidir.
    Öğretmen, sürekli değişen müfredata,yöneticilere uyum sağlayan kişidir.
    Öğretmen ,sevgiyi saygıyı öğretmeye çalışan,şiddeti engelleyen,gerektiğinde psikolog gerektiğinde anne ya da baba olabilen kişidir.
    Öğretmen ,senin gözünde büyüttüğün maaşı aldığında zorunlu ihtiyaçlarını karşılayıp sosyal ihtiyaçlarına yeterli parayı ayıramayandır.
    Öğretmen, çocuğunun kişiliğinin oluşmasında ,meslek sahibi olmasında en etkin kişidir.
    Öğretmen, yalnızca 24 Kasımlarda bir günlüğüne anımsanan ,boş vaatlerle avutulan,yılın diğer günlerinde saygı gösterilmeyen kişidir.
    Öğretmen senin sandığın gibi üç ay yaz tatili yapan değil,iki ay tatil yapandır.İki ayın üzerine koyduğun bir ayı okullarda mesleki seminer çalışmaları ile geçiren kişidir.
    Öğretmen anadır,babadır,ustadır,dadıdır,psikologdur...
    Öğretmen otuz ayrı kişiliği aynı anda eğitebilendir.
    Okumadan araştırmadan,sormadan yargılayan herkesin bir gün eğitimcilere hak ettiği değeri vermesini diliyorum.Yukarıdaki soruyu soranları kınıyorum. Bir ülkenin kurtuluşu ancak eğitimle mümkündür.#eğitim şart#

    Öğretmen
    Mahmut Çilingir öğretmenimizden alıntıdır.
  • Sen iyi ki karşıma çıktın! Senin kokun bana cennet, Senin varlığın bana yuva, Senin kolların bana liman, Senin yüzün bana kainat, Senin ellerin bana yol, Senin sesin bana müzik, Senin olduğun her yer bana tamam. Senin karşıma çıktığın gün en şanslı günüm! Sen benim uğurum, Sen gördüğüm an yüzümü güldürensin. Sen her gece dualarımdasın. Sen benim en güzel anılarımsın. Sen benim ben olmamdaki en keskin dönemeçsin. Sen beni bu kadar sevmeseydin ben kendimi bu kadar sevemezdim.. İyi ki hayat arkadaşım, diğer yarım. İyi ki'M'
  • Mesele : en mutlu olduğun o gün ; en güzel hayaller kurduğun o gün ölmekmiş ...
  • İstikbalim gitti diye yaslanma sakın,
    Istikbalin değil,ruhun Tanrı'ya yakın!
    O yalancı istikbale bir perde indir,
    Gerçek yarın unutma ki bir gün senindir!
    *
    Tek bir kadın değilsin sen.Sen bir ocaksın!
    Madem adın Atsız katlanacaksın!
    YÜZDE YÜZ TÜRK OLDUĞUN GÜN CİHAN SENİNDİR!

    AtsızATABEĞ ‘ Tini Şâd, Durağı Uçmağ Ola.
  • Merhaba aşk bahçemin nadide çiçeği. "Tenimin kayıp hüznü.", bahçemdeki çiçeklerim soldu.

    Yüzüme bu gece o yalnız uzun gecelerden hüzün geldi. Birazı yüreğime indi, birazı da yere doğru eğilen yüzüme.

    Bahtıma bakıyorum usulca şimdi. Sanırım sensiz bir yaşam, benim için yerlerden daha yerde. Balkondan kendime bakıyorum, kıyının karşı tarafında çırpınan ışıkların, denize düşen yansıması gibi yansıyor göğün kararmış hali ve ben Begonyam.

    Yüksek bir dağ düşün Begonyam, karlar tepesinden hiç düşmeyen. O zirvesinden eriyen buzların eteklerinden inerken, hayat veren saf suyun, bir yudumuna muhtaç damarlarımın, kalbimden geçerken yeni bir hayatı alırken, derin bir nefes çekerek kendime gelmeyi çok isterdim. Ne o dağ var şimdi gözlerimde ne de o dağa bakacak düşlerim, şehirlerim. Bir bana kalan yalnızlıklarım Begonyam.

    Hiç çıkamasam bahara...
    Güzümde sen olsan,
    Ben senin yerine ölsem.
    Sen nefes alsan,
    Ben ki garip Kadim;
    Bana hayat veren gözlerin,
    Resmime baksaydı şuan; Begonyam

    Böyleydi tüm gecelerim, sana öylece uzaktan bakmakla yetinmek. Bazı sabahlar uyandığımda seni gördüğümü anımsıyorum yatağımda. Öylece kalakalıyorum kocaman dünya da bana ne kadar yer var diye.. şaşırıp kalıyorum biliyormusun Begonyan. Sen varken kendi içime sığamazdım. Koşturmak isterdim seninle kavuşacağımız saatlere... şimdi dünyaya sığamıyorum.

    Bir gün; sana gelirken, neler olduğunu anlatmak isterim şimdi. Ama incinme olur mu? Çünkü sana anlatmamıştım, anlatamamıştım.

    Her zaman senden önce gelirdim, buluşacağımız bahçeye. Seni bekletmek istemezdim, kıyamazdım Begonya. Eğer bir gün geç kalsam, beni merak edip korkacağını zannederdim. Ya da gerçekten böyleydi.
    Saatime baktığımda fazla zamanım kalmamıştı. Önceleri, hızlı adımlarla geliyordum, senin nefes aldığın hayatı yaşama sevinciyle. Baktım zaman azalıyor hafif tempo ile koşmaya başladım. Sonra biraz daha hızlandım. Ciddi ciddi hızlandım... bahçeye yaklaştığımda senin sahile bakan bankette oturduğunu fark ettim. Ne zaman caddenin ortasında koştuğumu, ne de arabanın hızla gelişini gördüm. Yüzümde ki morluk oradan kalmıştı, söyleyemedim. Ve sana ayağımda ki ve kolumda ki kesikleri, morlukları senden öylesine sakladım ki... Ressamın dağın ardında ki görünmeyen kuşları sakladığı gibi saklamıştım senden. İlk ve son yalanımdı bu sana Begonyam

    Üzgünüm Begonyam, sana söyleyemezdim. Her buluşmada telaşlanmanı istemedim. Aklın bende kalsa sana bir şey olacağından korktum.

    Bu kadar erken sana hasret kalacağımı hiç düşünmemiştim.

    Begonyam Seni çok özledim. Dünya bana iki metre karenin ne kadar önemli olduğunu öğretti. Seni ne kadar ozleyeceğimi öğretti
    Ve de;
    Sana kavuşmamın, pamuk topraklar olduğunu öğretti.

    "Senin olduğun toprak, pamuklu yorgan bana Begonyam."
    - Seni çok özledim Begonyam - - -
    KadimTATAROĞLU
  • "Biliyor musun, üzgün olduğun zaman, gün batımları çok iyi geliyor insana.."