Konu olarak Nietzsche’nin düşüncelerinden yola çıkılarak yazılmış bir düşünce romanıdır. Yazar, yan karakterler olarak Josef Breuer, Lou Andreas-Salomé ve Sigmund Freud’u kullanarak Nietzsche’nin hayatını ve yaşamını merkeze alıyor. Gerçek kişilerin yaşamları ve felsefi duruşları üzerinden kurgulanan ana yapı; Nietzsche ile kurgulanan bir olay örgüsüne sahiptir. Bu düzlem üzerinden ilerleyerek yazılmış olan roman, hem gerçek hem de kurgusal yapısıyla devam ederek akıcı ve sürükleyici bir anlatıma sahip. Hayat kurtarıcı, düşündürücü ve bir kez daha denememiz için fırsat sağlayıcı bu fikirler, kendimize ait birçok izi de bünyesinde barındırıyor. O kadar yoğun ki yormuyor, sıkmıyor hiç bitmesin istiyorsunuz. Bazen de ters köşe oluyorsunuz :) Nietzsche’nin katılığına, insanlarla arasındaki duvarlara, ciddiyetine, kendini asla teslim etmeyecek kadar gururlu oluşuna rağmen, onun içindeki yardım isteyen bir çocuğu andıran o ruhu görebilmek, onunla tanışabilmek çok güzel bir deneyimdi benim için. 28 günde okumama bakmayın siz :) bazı yerlerinde empati kurmaya çalıştım, bazı yerlerinde oturup uzun uzun düşündüm bu yüzden 28 gün sürdü.