İçimdeki sıkıntıları anlatmanın bir yolunu bulamıyorum ve kayboluyorum endişelerle döşenmiş beyaz bir sokak başında. Nereye çevirsem yüzümü sana bakıyormuşum hissi doğuyor içime ki içim mahşer olmasada mahşere hazırlanmış bir mezarlık tadında. Bilinen tüm çiçeklerin koparılış hikayelerini okuyan gönlüm kendi hikayesini yazmaktan utanır. Bir kovalamaca yaşanıyor ulu orta saklanıyorum kendimden. Bir yazı ilişiyor gözüme saklanmak zevklidir bulunmamak felaket diye. Korkuyorum kendime sığınıyorum bir gece vakti. Ölümün kokusunu çekiyorum içime umut doluyor içim yaşama sevincimi hatırlıyorum ve yaşamak için kollarımı sıvıyorum.