Aslında bana işindeki sorunlarını anlatırken, tavsiye istemiyor, sadece anlamamı, dinlememi, ilgi göstermemi, acısını, sıkıntısını ve üzerindeki baskıyı anlayabildiğimi bilmek istiyormuş. Onu sevdiğimi ve yanında olduğumu görmek istiyormuş. İstediği şey tavsiye değil, sadece anladığımı bilmekmiş. Ama ben o kadar tavsiye sıralarken onu anlamaya hiç uğraşmadım.
Ruhun derin yaraları, yerinde durmakla bize yol ve yön gösterir, yaşanmışlığın izlerini ve acının belleğini oluşturur. Bizi kötürüm bırakan hikâyeler her zaman tam manasıyla arıtılamaz, yerinden edilip onların yerine keyif ve sevgi yerleştirilemez.
İyilik demek kimseye kötülüğü dokunmamak değil, kötülük yapacak cevheri içinde taşımamak demektir. Bende bu fena cevher fazla miktarda mevcutmuş. Belki herkeste var.. Fakat insan olan onu söküp atmasını yahut boğmasını biliyor..
Cahilsin; okur, öğrenirsin. Gerisin; ilerlersin. Adam yok; yetiştirirsin, günün birinde meydana çıkıverir. Paran yok; kazanırsın. Her şeyin bir çaresi vardır. Fakat insan bozuldu mu, bunun çaresi yoktur.
Duygular, düşüncelerimiz sonucu ortaya çıkmış saf enerjilerdir. Kontrol edilmesi zor, tarif edilmesi kolaydır. Kontrol edemediğimiz duyguları hissetmekten kaçarız.