Taşın üzerinde bir elin kara kalemle yazmış olduğu yarı yarıya silinmiş şu satırlar okunabilir:
Uyuyor. Sıra dışı kaderine rağmen yaşayıp gidiyordu. Meleğinden ayrılmak öldürdü onu. Ölüm öylece geldi, günün yerini geceye bırakması gibi...
Ben, seni ne kadar sevdiğimi başka kadınları gördüğüm zaman anlıyorum. Bazen rastgelip, hatta senden güzel bulduğum kadınlara bakıyorum da kendi kendime hiç birisini senin kadar, senin gibi sevemeyeceğime yemin ediyorum. Sende bir şey var, öyle bir şey ki hiçbirinde rast gelmiyorum. Öyle bir şey ki, işte bütün endişelerim senin yanında yok oluyor.