Ölüm Pornosu - Chuck Palahniuk
Bacardi'ye elektrikli vibratörün ilk kez 1890'da pazarlandığını söyleyebilirim.Elektrikle çalışan ilk ev aletleri, dikiş makinesi, vantilatör ve vibratördü. Amerikalılar on sene boyunca elektrikli vibratörün keyfini sürdü, sonra da elektrikli süpürge ile ütüyü icat etti. Vibratörden yirmi yıl sonra elektrikli kızartma tavası piyasaya sürüldü.
Ev işlerinin canı cehenneme; önceliğimiz daima iki bacağımızın arasından yana.

Elif, bir alıntı ekledi.
 07 May 21:16

Bacardi’ye, elektrikli Vibratörün ilk kez 1890'da pazarlandığını söyleyebilirim. Elektrikle çalışan ilk ev aletleri, dikiş makinesi, vantilatör ve vibratördü. Amerikalılar on sene boyunca elektrikli vibratörün keyfini sürdü, sonra da elektrikli süpürge ile ütüyü icat etti. Vibratörden yirmi yıl sonra elektrikli kızartma tavası piyasaya sürüldü.

Ev işlerinin canı cehenneme; önceliğimiz daima iki bacağımızın arasından yana.

Ölüm Pornosu, Chuck Palahniuk (Sayfa 54)Ölüm Pornosu, Chuck Palahniuk (Sayfa 54)
Melek, bir alıntı ekledi.
24 Mar 18:07 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Bacardi'ye, elektrikli vibratörün ilk kez 1890'da pazarlandığını söyleyebilirim. Elektrikle çalışan ilk ev aletleri, dikiş makinesi, vantilatör ve vibratördü. Amerikalılar on sene boyunca elektrikli vibratörün keyfini sürdü, sonra da elektrikli süpürge ile ütüyü icat etti. Vibratörden yirmi yıl sonra elektrikli kızartma tavası piyasaya sürüldü.
Ev işlerinin canı cehenneme; önceliğimiz daima iki bacağımızın arasından yana.

Ölüm Pornosu, Chuck Palahniuk (Sayfa 52)Ölüm Pornosu, Chuck Palahniuk (Sayfa 52)
Sena Ç, Minimalizm'i inceledi.
21 Mar 07:42 · Kitabı okudu · 16 günde · Beğendi · 8/10 puan

Beni kitaplarla tanıştıran sebepleri seviyorum.Birbirini etkileyen zincirler kümesi ne hoş! Bana her zaman hayatımın neden sonuç ilişkileriyle kusatildigini anlatıyorlar.

Bu kitabı okuma hikayemde "The True Cost " belgeselini izlememle başlıyor aslında.Buradan bu belgeseli öneren "Necip Gerboğa" hocama çok tesekkür ediyorum.Bu kitabı okuma zincirimin ilk halkasini onun aylar önce paylaştığı belgesel iletisi kapsamakta.
Türkçe karşılığiyla gerçek bedel isimli bu belgesel durup düşünmemi sağlayacak türden bir içeriğe sahip tüketim çılgınlığının arka planını tüm objektifligiyle bize sunmaktaydi.
Biz onuncu pembe kazagimizi alirken dünyanin diğer ucunda 15 yaşında bir hintli kız sırf bu yüzden daha fazla mesai yapmalıydi.Biz harcayalım diye onlar çalışmaliydi hem de çoğu güvenlik öneminden yoksun şartlar altında.

Hayat neden sonuç ilişkisinden ibaret.Bizim tüketim alışkanlıklarimiz ne kadar da bambaşka sonuçlara yol açıyor.Bu belgesel bana bunları hissettirmiş düşünmediğim şeyleri düşünmeye sevk etmişti.
izleyin tavsiye edilir.

The True Cost'tan sonra belgesel arayışına girdiğimde karşıma çıkan ilk "Minimalizm" belgeseli olunca haydi dedim.O aralar bir şeylerden rahatsız ve sakinlik peşindeydim.Bu arayışıma güzel bir yoldaş olabileceğini düşündüm.

Minimalizm belgeseli oldukça düşündürücü ve etkileyiciydi .Hayatinizda düşünmeden harcayıp aldığınız her nesnenin birsüre sonra size rahatsızlık ve mutsuzluk getireceğini hiç düşündüğünüz mü?
Az eşya çok huzur kavramı ne kadar doğru aslinda.

Belgeseller iyi hoş da ben nedense hep elimde somut bir şey olması taraftarıyım.Belgeseli varsa belki kitabi vardır diye bir hevesle ararken "everyhing that remains" adı ile çıkarıldığını gördüm.Türkçeye ise Minimalizm anlamlı bir yaşam adı altında çevrilmiş.

130 sayfalık bir kitap olarak çok akıcı olmasa da bana bir çok şey öğrettigi gerçeğini inkar edemem.Liseden kulaktan dolma bir bilgi ile sade yaşam felsefesinden cok daha fazlası olduğunu öğrendim.

Minimalizm nedir diye soranlara cevabım hayatımızdan fazlaliklari çıkarıp anlamlı ve değer verdiklerimize odaklanmamizi kolaylaştıran bir düşünce akımıdır diyebiliriz.

Minimalizm hayatımızda amaçsizca yaptığımız tüm eylemleri,düşünceleri,ilişkilerı bir tarafa bırakıp hayatımıza anlam katan eylem olaylar düşünceler iliskiler içinde olmamızı salık verir bize.

Bu belgesel ve kitaba kadar minimalizmi sadece maddi açıdan bir sadeleştirme işlemi sanarken her konuda sadelestirme çalışması olduğunu gördüm.

Heyecanbozanlar içerir!

Kitabımızda 2 karakterimiz var kitabın yazarları Ryan ve Joshua...Bu iki arkadaş ilk gençlik süreçlerinde çeşitli zorluklar yaşıyorlar ve diyorlarki: Xyz kadar param olursa işte o zaman tamam mutlu olacağız.
Bir süre sonra bakıyorlarki , aa hacı biz çoktan aylık Xyz kazanmaya başlamışız peki mutlu muyuz!? ....
Harika bir sirkette yaşayan Joshua en iyi terfiyi aldıktan sonra terfi ile ters orantılı olarak dibe çöktüğünü hissediyor.Çılgınca harcamalar lüks yaşantı vesaire bakıyor hiç ama hiç tatmin olamıyor.
Aldıkça tükettikçe iyi değil,kötü hissettiklerini fark ediyorlar ve sonra arayışlar.... Exile lifestyle adında bir internet sitesi onları minimalizm akımı ile tanıştırıyor ve aradıkları seyin minimalizmde olduğunu fark ediyorlar(ya da saniyorlar diyelim)

MUTLULUGUN NESNELERDE DEĞİLDE HAYATIN KENDİSİNDE OLDUĞUNU FARK ETMEK....
Tüm mesele bu değil mi!

VAZGEÇMEK ÖZGÜRLESTİRİR'i motto haline getirip ilerliyorlar.Hayatlarında köklü değişiklikler yapıyorlar.

Bu kitap onların arayışlarının bir ana ürünü.

Kitabımız minimalizme giden yolda dikkat etmemiz gereken 5 değer 5 kavramdan yola çıkarak bize sesleniyor.

1. Sağlık
2.ilişkiler
3.Tutku
4 gelişim
5. Katkı

Diyorum incecik kitap ama ne güzel noktalara değinmiş.
En en önemli konu en başta tabiki "SAĞLIK"

minimalistlerimiz ,
""Vücudunuza giren her şeyden haberdar olun.Sonra sıkıntıyı siz çekersiniz""" ile bir güzel uyarıyor bizi.Her işin başı sağlık olunca ilk maddemizin bu olması kaçınılmaz

sağlığın ana ögesi ise uyku ,
Uyku ile kulağımıza fısıldananlar ise şöyle,
""" insanlar genellikle başarmak istedikleri neyse onu başarmak için uykularından fedakarlık ederler.Ama eğer sağlıklı bir yaşam sürme arzusundaysaniz o zaman yeterli bir dinlemeye ihtiyacıniz olacaktır."""""

Bu bölümün sonunda bizi yapmalıyım listesi oluşturmaya çağırıyor sevgili minimalistlerimiz "daha iyi daha sağlıklı bir yaşam sürmek için ne yapmalısınız"sorusunu bizi yöneltiyorlar.Cevaplariniz hazır mı?!

2. Kavramımız hayatımızin odak noktası ilişkiler...İlişkiler çoğumuza ahh! Dedirten kavram...Hayatımızın şekillenmesinde belki de en büyük öneme sahip değer insanlarla kurduğumuz iletişim.

Sorgulamamız gereken ilişkilerimiz var sayın seyirciler.Sade ve verimli bir hayat için ilişkiler konusuna da el atmamız lazım.İnsanlarla kurduğumuz iletişim arttıkça önceliklerimize daha az zaman ayırmanın hüznünü farkına varıyor musunuz? Bize soru:

"sahiden tüm ilişkilerimiz gerekli mi?" Değil!
Kurduğumuz bazı ilişkiler bizi olumsuz Etkiliyor ya da önceliğimiz olan insanlara mesela ailemize vakit ayırmamızi ciddi oranda gölgeliyorsa bunlari bitirmek gerekmez mi?

Kitaplar çoğu şeyi yapabilir ama insanoğlu gibi kompleks varlıkların birbiriyle nasıl anlaşabileceğine dair tüm detayları açığa çıkaramaz.Biz kitaplardan insan ilişkilerini öğrenemeyiz sevgili okuyucu buna inanmiyorum bu konuda tebrübe hep üstte kalır.Biz doğaçlama bir şeyler yaşarız ve öğrendiklerimiz bizim ilişki klavuzumuzu oluşturur.

İlişkilerle baş etmek zor! Bu yüzden sınırlarımızı sevdiklerimizi önceliklerimizi belirlemek şart!

İlişkilerimizin bir kısmının bize yük ve önümüzde set olduğunu da unutmayalim(bilmek ile uygulamak arasındaki o dağlar kadar farkın içinde olmak:( )

Aa konu ilişkilerden açılmışken sevgili okuyucu mutlu olmamizin ya da mutsuz olmamızın en önemli sebebi de ilişkilerimiz.

Bölüm değiştirip hayatıma yeni bir sayfa açmak istediğim günlerde fark ettiğim şey sorunumun bölümümle değil de iletişim kurduğum kişilerle alakalı olduğunu fark etmem oldu.Bir insani şehre bağlayan insanlar...Ve kaçmak istediklerimiz yine onlar... Garip...Sağlıklı bağlantilar sağlıklı yarınlara götürür.İlişki konusu karışık ve muamma.
Sağlıklı iletişimler dilerim:)


Sonraki maddelerimiz tutku ve gelişim...

Tutkularımiz bizim her güne umutla bakma sebebimiz.

Gelişim ise tutku ile reaksiyon veren tepkimelerin faydalı yan ürünü.Böyle yan ürüne can kurban!

""İki günü birbirine eşit olan ziyandadır"" hadis-i Şerif-i gelişimin bizim için elzem olduğunu hatırlatma açısından önemli.
Ruhumuza iyilik yapmak için küçük de olsa dokunuşlarla hayatımıza renk katabilir.Keşfedilmemiş yönlerimizi keşfedebiliriz.
Gelişim için illa da Elon Mask'la aşık atmaya gerek yok.Siz o gün otobüse binmek yerine yürümeyi tercih ettiğinizde bile beyninize gonderdiginiz farklı sinyalle küçük minnoş gelişim sürecini yasayabilirsiniz Yürürken insanları gözlemlediginizde ya da binaların mimarilerine alici gözle baktığınız da fark edeceksiniz.Yeni şeyler denemek hep gelistirir sevgili okur yeni şeylerden korkmayalim!

(Uzun oldu farkındayım ama dayan,konu hoşuma gidince durdurabilene aşk olsun:))

Geçen günlerde kurstaki hocam hiç düşünmediğim bir konu üzerinde düşünmeye sevk etti beni:
"""kişisel gelişim kişisel gelişim diyip seminerden seminere koşuyorlar,kimse demiyor ki toplumsal nasıl gelisebiliriz,kimse anlatmıyor toplum yararına yaşamının inceliklerini...Şuan kendimizden başka kime ne faydamız var!""

Yarası olan gocunur ortaya söylenmiş bu sözleri üzerime aldım.İnsan uzun süre kendiyle derde düşünce çevresini dünyada başka insanların yaşadığını unutuyor.Sanirim iyi daldim:/
Bu konu nerden aklıma geldi son 5 . Değerimiz katkı...
En sevdigim bölüm bu oldu sanirim çünkü vermenin iyileştirici gücünü tekrar hatirladim.

Verdikçe hayatımız güzelleşiyor.Vermeyi sadece maddi açıdan düşünmemek lazım.Siz birisi için en önemli şeyinizi vaktinizi verdiğinizde o kişinin hayatına kattıginiz değer bir şekilde sizin de hayatiniza yansır.Tebessüm etmek mesela en naif katki da bulunma yollarından biridir.Ah çocuklar! Tebessümün en yakıştığı varlıklar.Bu konuda onlardan cömertini bulamayiz:)

Şu alıntıyı yapiyim de içim rahatlasın

" Başkalarina katkıda bulunmadigimiz bir hayat anlamı olmayan bir hayattir.Gerçek şu ki vermek yaşamaktır."


Bu beş değeri hayatimiza dengeli bir şekilde dağıttigimizda bazı şeyler bambaşka olacak belki de denemeye değer :)

Kitapta yazılanlar güzeldi anlatılanlari elimle kurşunumla çizdim çizikledim.Dili akıcı olmasa da anlatılanlar sebebiyle kendini okutturdu kitabımız.


""Aa sena artık gereksiz harcamalarını azalttın mi yoksa sen de mininalist mi oldun başımıza"" diye soracak olursaniz:)

Yok hacı(bu aralar ağzıma pelesenk oldu nedense:)) benden minimalist olmaz.Ama bak eskisi gibi çılgın bir tüketici değilim.Yani gelismeler var:) almadan önce en azindan bunu neden almak istiyorsun ihtiyaç mi keyfi mi sorusunu sorabiliyorum. evet artık gratis'e şalland'a para akıtmak yerine kitapyurdu'na para akıtiyorum:)) nasıl:)
Kitaplara harcanan parayi sorgulamayin -eğer okuyorsaniz tabi-sorgulayan insanlara da tepki gösterin çünkü kitaba verilen para hicbir zaman tüketim çılgınlığının bir parçası olmayacak gözümde.


Mininalistler evlerindeki çoğu fazlalık şeyi ihtiyaç sahiplerine veriyor bir sekilde evlerinden çıkarıyor.aklınıza kitaplarimiz gelebilir.Kütüphanelerimiz hiçbir zaman fazlalık değildir bu böyle biline :)


Yazarken yoruldum okurken sen de yorulmussundur.
Okudugun için kucak dolusu sevgiler selamlar
İyi günler dilerim...

Ceren Şahbaz, bir alıntı ekledi.
09 Şub 20:49 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 7/10 puan

Bacardi'ye, elektrikli vibratörün ilk kez 1890'da pazarlandığını söyleyebilirim. Elektrikle çalışan
ilk ev aletleri, dikiş makinesi, vantilatör ve vibratördü. Amerikalılar on sene boyunca elektrikli
vibratörün keyfini sürdü, sonra da elektrikli süpürge ile ütüyü icat etti. Vibratörden yirmi yıl sonra
elektrikli kızartma tavası piyasaya sürüldü.
Ev işlerinin canı cehenneme; önceliğimiz daima iki bacağımızın arasından yana.

Ölüm Pornosu, Chuck Palahniuk (Ayrıntı yayınları)Ölüm Pornosu, Chuck Palahniuk (Ayrıntı yayınları)

ıskender pala yi da bitirdik sıra saglam ve daha güzel yazar araştırmada önceliğimiz her zaman tarih

Furkan Bayraktar, bir alıntı ekledi.
 18 Oca 19:05 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Elektrikle çalışan ilk ev aletleri; dikiş makinesi, vantilatör ve vibratördü. Amerikalılar on sene boyunca elektrikli vibratörün keyfini sürdü, sonra da elektrikli süpürge ile ütüyü icat etti. Vibratörden yirmi yıl sonra elektrikli kızartma tavası piyasaya sürüldü.
Ev işlerinin canı cehenneme; önceliğimiz daimaiki bacağımızın arasından yana.

Ölüm Pornosu, Chuck Palahniuk (Sayfa 54 - undefined)Ölüm Pornosu, Chuck Palahniuk (Sayfa 54 - undefined)
Saadet Naçar, bir alıntı ekledi.
05 Oca 01:59 · Kitabı okudu · Puan vermedi

"abi ne yapabiliriz?" diyen herkese aynı cevabı veriyorum:
toparlanalım. İslam'ı Kur'an ve Sünnet merkezli olarak, sahih şekilde okuyup hayatımıza aktarmak birinci önceliğimiz olsun. hayatımızdaki en önemli şey, Allah'a düzgün şekilde kulluk etmek olsun, dünya onun arkasından ve ona uyduğu kadarıyla gelsin. sonra okumalarımızı, düşünce dünyamızı, siyasetimizi ve diğer bütün kurumlarımızı bu çerçevede ıslah edelim. bu şuura erişmiş yüzlerce, binlerce, milyonlarca fertten oluşan bir İslam dünyasını kimse deviremez. şu anki hezimet durumu, başka türlü tersine çevrilemez.

Kırmadan İncitmeden, Taha Kılınç (Sayfa 155)Kırmadan İncitmeden, Taha Kılınç (Sayfa 155)