Albay kendini üzgün hissetti.
"Bir yetimin ayakkabılarına benziyorlar," diye itiraz etti."Ne zaman onları giysem kendimi yetimhane kaçağı gibi hissediyorum."
"Biz de oğlumuzun yetimleriyiz," dedi kadın.
Hayatının merkezine tek bir kişiyi koyan insan, onu kaybetince hayatının anlamını yitirir. Yaşam anlamsızlaşır, koskoca bir hiçliğe dönüşür. Raif beyin yalnızlığının ortasında aniden çıkagelen ve yaşamını renklendiren Madonna’nın, gelişi gibi gidişi de ansızın olmuştur. Bu durum Raif beyin zaten anlamsız olan hayatını önce aydınlatmış sonra öncekinden daha derin bir karanlığa boğmuştur. Çikolatanın tadını bilmeyen bir çocuk, onun yokluğunu hissetmez ve ne zaman çikolata ile tanışırsa onu deli gibi arzular. Raif bey de yalnızlığının farkında olmayan, Maria Puder ile bunu fark eden ve onun gidişiyle de yalnızlığında boğulan bir karakter olarak karşımıza çıkıyor. Sürükleyici anlatımı ile hikaye hemen içine çekiyor sizi. Okurken insan böyle sevebilir mi diye düşünmeden edemiyorsunuz.
Derin karakter analizi yapılan, dikkat çekici betimlemeleri ve etkileyici tasvirleriyle yer yer yazarın hayatından kesitleri bulabileceğiniz, bir solukta okuyacağınız muhteşem bir eser.
…“Benim beklediğim aşk başka!” dedi. "O, bütün mantıkların dışında, tarifi imkânsız ve mahiyeti bilinmeyen bir şey. Sevmek ve hoşlanmak başka, istemek, bütün ruhuyla, bütün vücuduyla, her şeyiyle istemek başka. Aşk bence bu istemektir.Mukavemet edilmez bir istemek!".. Kürk Mantolu Madonna
Bir kitabı okurken geçen iki saatin ömrümün birçok senelerinden daha dolu, daha ehemmiyetli olduğunu fark edince insan hayatının ürkütücü hiçliğini düşünür ve yeis içinde kalırdım.